ISBN13 978-975-342-689-3
13x19,5 cm, 184 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Serdar Güven, “Şairin bitmeyen endişesi”, Kitap Zamanı, 5 Ocak 2009

Şiire heves etmiş, hayatının belirli bir döneminde gönül düşürmüş herkesin çok yakından bileceği bir endişe vardır: İlk kelime kâğıda geçirildiği andan itibaren sıklıkla başka bir şiirin gölgesi düşer aynı kâğıda.

Yazılanlar ne kadar özgün olursa olsun, yazarında her zaman derin bir tereddüde sebep olan, çok sonra belki hasede evrilen bu kaygının sonunda nasıl da ıstıraplı bir süreç izlediğini de bilecektir aynı konumda olanlar. Hatta şiirden sessizce çekilen birçok kişinin asıl çekilme nedeni tam da bu, bir türlü nihayete erdirilememiş endişedir. Başka bir şair veya şiirden etkilendiğini, bir türlü özgün bir dil yakalayamadığını fark eden herkes, yazmaya devam edip sonunda yazdıklarını kendine mal etmeyi başarsa da bu etkilenme endişesi devamlı bir ıstırap olarak varlığını korumaya devam eder.

Harold Bloom’un, edebiyat teorisi alanında, onca tartışılmasına rağmen sık sık referans olarak gösterilen, edebiyatın klasik metinlerinden biri olmaya aday kitabı Etkilenme Endişesi, sanatçı birey ve selefleri arasındaki “ödipal” denebilecek ilişkiye odaklanıyor. Bir şairin, başka bir şairin doğmasına nasıl yardım ettiğini, şiirin bu doğum işlemini hangi unsurların yardımıyla gerçekleştirdiğini göstermeye çalışan özgün bir kitapla karşı karşıyayız. Şiir tarihinin, bir bakıma şiirsel etkilenmeden ayrı tutulamayacağı ön kabulüyle yola çıkan Bloom, Etkilenme Endişesi’nde, güçlü şairlerin bu tarihi kendilerine hayali bir uzam açmak için, başka bir şairi yanlış okuyarak yarattıklarını belirtiyor. Çömezin ustasından basitçe bir şeyler aşırması, başka bir şiirin dolaylı ya da dolaysız bir şekilde tevarüs edilmesi, intihal veya esinlenme olarak okumamak gerekiyor Bloom’un görüşlerini. Harold Bloom daha çok has şiirsel benlikle ilgili çünkü. Bu endişenin şiirde nasıl tezahür ettiğini, tevarüs edilen bu bilincin (selefin bilinci) şiirde nasıl ve hangi unsurlarla temsil edildiğini, bu durumun şiirde nasıl bir çatışmaya yol açtığını, dahası, sözü edilen bu endişeyi taşıyan metnin bu endişelerden kurtulmak için ne tür stratejiler geliştirdiğini de gösteriyor kitabında.

Bloom’a göre, etkilenme endişesiyle yaşayan şair, bu duygusunu revize edebilmek için altı yola başvuruyor. Clinamen, yani bir şairin yanlış okunması, Tessera, yani tamamlama ve etkilenilen şairin anti-tezi, Kenosis, yani selefle sürekliliği koparmayı amaçlayan, Daimonikleşme, yani selefin Yüce’sine tepki olarak kişiselleşmiş bir karşı-Yüce’ye ulaşma hareketi, Askesis, yani yalnızlık durumuna ulaşmayı amaçlayan kendini arındırma hareketi ve son olarak da Apophrades, yani ölülerin dönüşü, diğer bir deyişle şairin bunca revize edici çabasına rağmen şiirini yeniden selefinin şiirine açık tuttuğu, selefe karşı daha güçlü olmak için kendini bilerek etkilenmeye açık bıraktığı son dönem.

Bütün bu süreçleri daha çok Romantik şairler üzerinden, bir şairin başka bir şairden etkilenme endişesini alt etme süreçleri olarak değil, kimi zaman kutsal metinler, kimi zaman da mitolojik öğelerin de yardımıyla şiire içkin olan bir endişeyi anlamak için kullanıyor Bloom. Ama öte yandan, zaman zaman Bloom’un bu çabasının yanlış anlaşıldığı durumlar da görüyoruz. Örneğin Semih Gümüş, Etkilenme Endişesi ile ilgili Radikal Kitap’taki yazısında aynı hataya düşüyor. Gümüş, Bloom’un kitapta Shakespare’le ilgili hayli iddialı sözlerine hiddetlenince kitabın temel derdini de gözden kaçırıyor. Bloom, Gümüş’ün iddia ettiği gibi, önceden gelenler-sonradan gelenler ayrımından çok, metnin içsel dinamikleriyle ilgileniyor çoğunlukla. Etkilenme Endişesi’nin bize tam da söylemek istediği çünkü şu: “Oğulların babaları tarafından bastırılmaları gibi, şairler de kendilerinden önceki ‘güçlü’ şairlerin gölgesinde yaşarlar; ve herhangi bir şiir, bir önceki şiiri yeniden şekillendirerek bu ‘etkilenme endişesi’nden kurtulma çabası olarak okunabilir”. Demek ki, burada sözü edilen durum, bireysel bir etkilenmeden, bu durumun yarattığı kaygıdan çok, şiirde bir endişe olarak tezahür etmiş, şiire içkin olan bir endişedir. Eliot, “ İyi şairler çalar, kötü şairlerse etkilendiğini, başka bir sesi ödünç aldığını belli eder” der. Bloom ise uzaktan yakından taklit etme mekanizmasıyla ilgili değil. Çalma eylemine de gönül düşürmüyor. Eleştirmen, şairin kendisiyle de ilgili değil. Birçok önemli şiirin bu duyguyu alt edebilmek için ne tür yollar denediğine; bu yollarda şiirin hangi süreçleri takip ettiğine; adına “güçlü şiir” dediğimiz şiirin giderek nasıl bir endişeye odaklanmış olduğuna; güçsüzlükleri kadar güçlü oldukları anları da aslında bu endişeden aldıklarına dair epey özgün bir önermede bulunuyor Bloom.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova