ISBN13 978-975-342-763-0
13x19,5 cm, 192 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş: Bilge Karasu Edebiyat İncelemeleri Dizisi'ni Sunarken, s. 9-11.

Yüzyılların çokkatmanlı, çoksesli birikimini bambaşka sözlerle bugüne taşıyan edebiyatları yalnızca kendilerine benzeten, kendilerinden türeten yalıtmacı eskil paradigmalar günümüzde temelden sarsılırken, edebi anlatımları ulusötesi, dünyalı bir perspektiften yorumlayan çalışmalar giderek yaygınlaşmakta. Kanımca bu, bilgiye ulaşmada sınırların erimesiyle birlikte, edebiliğin yeryüzünde tarih- ve kültürötesi mevcudiyetlerinin farkına varmamızın bir sonucu. Modernitenin geçirdiği değişime paralel olarak zihnimizdeki "edebiyat" nosyonu da kalıbını kırıyor; edebi izleklere, türlere, tarzlara ilişkin algımız, beklentimiz, yorumumuz dönüşüme uğruyor. Edebiyat tarihleri önemli yazarlar, yapıtlar, akımlar silsilesi olmaktan çıkmakta. Metinleri özerkleştiren, mutlaklaştıran, bağlamlarından yalıtan yaklaşımlar aşındıkça baş ve saf yapıt nosyonları da, onlar aracılığıyla verili tarihin doğrulanıp kutsanması da son buluyor. Folklorun sınır tanımadığının keşfedilmesini anımsatacak şekilde, ilk sekülerleşme hamlesinden sonra edebiyatlar ve eleştiri yeni bir dünyevileşme geçiriyor.

Bütün sorunlarına karşın daha eşitlikçi ve çoksesli bir dünyaya gidilirken, muhtelif ideolojik dürtülerle edebiyatı kendi kendisinden türetme, fetişleştirme, aşkınlaştırma, tektipleştirme çabalarının karşısında çoğul tezahürleriyle edebiyatlar "arıza yaratmak" ve cendereye sokulamamak üzere varoluşlarını sürdürürler. Ama bu her zaman özgürleş(tir)me hesabına yazılmaz; deneyime kapalı, içevliliklerle kısırlaşmış, dar görüşlülükle sakatlanmış ürünler de edebiyat namına dolaşımdadır hep. Dolayısıyla eleştiri, etiksizlik ve estetiksizliği hedefleyen edebiyat uygulamalarını, bunları koşullayan nedenleri gözden geçirmekten vazgeçmez; örneğin, metropol ve iktidar odaklı, kurmacacı, çoksatmacı ve benzeri seçeneklerin neden başatlaştığını araştırır. İnkârcı envanterlemeler, kalıplaştıran dönemlemeler, ayrıcalıklaştıran kanonlamalar, hiyerarşik klasiklemeler marifetiyle gerçekleştirilen taşralaştırma, marjinalleştirme işlemleri fark edildikçe, neden bazı edebi pratiklerin hakikatin dışına itildiği anlaşılır; ikincilleştirilen miraslar, alternatif güzergâhlar böylelikle gün ışığına çıkar.

Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye'deki verili tarih ve edebiyat bilgisi de artık yetmemekte. "Bizim edebiyatımız bizi anlatır; zaten en iyi olanı hepsinden daha iyi anlatır" demenin artık mümkün olmadığı bir devre girildi. Hayatın, tarihin, edebiyatların gerçeklerinden çok zihinlere dayatılan, biz-bize-benzerizci eskil modele bağlılığın aşılmaya başladığı hissediliyor. Türkçe edebiyat bağlamındaki yenilikçi eleştiri, yazarları, yapıtları yetkeleştiren, edebiyat tarihini tekdüzeleştiren yorum tarzlarını gözden geçiriyor. Kuramsızlığı marifet saymayıp kuramlara eleştirel yaklaşma basiretini gösterebiliyor. Edebiyatın çeşitli tezahürlerine daha duyarlı, merkez-çevre etkileşimlerinin daha farkında, metinleri Şarklılaştırma ya da Garplılaştırma tuzaklarına düşmeyen, "içini dışını" kurcalayan incelemelere daha sık rastlanıyor. Ancak, eskilliğin özellikle akademide yoğunlaşan dar zihniyetini kırmak kolay olmayacak. Uzun yıllardır bu alanda bilimsel kazanımlar sınırlı kalmış, özgün, eleştirel, dünyalı düşünceyi özendirmek şöyle dursun, bilinçli olarak törpüleyen ortamlardan öz-Türk edebiyatı namına yapılan öz-propaganda dışında bir katkı pek beklenememişti. Bu atmosferin metinlere yansıyan hasılatı ise, bir yandan "edebiyatın hakiki maksadı ve mahiyeti" üzerine ölçüsüz beyanlarda bulunma, diğer yandan da geleneği teksesli okuma, edebiyatı malzemeleştirme, fikrimizin vesilesine dönüştürme, spekülatif amaçlarla sömürme, birincil ve ikincil kaynakları talan ederek alıntıları yığma, açık ya da örtük intihallerle bezeme şeklinde biçimlenmişti.

Metis Yayınları'nın, Bilge Karasu'nun vasiyetine uygun olarak, Türkçedeki, Türkiyeli ya da Türkiye'yle ilgili edebiyatlara evrensel ölçütler içinde eleştirel yaklaşan çalışmaları yayın programına almasının, öncelikle Türkçe edebiyatla ilgili yenilikçi bilincin serpilmesine katkıda bulunacağını sanıyoruz. Bilge Karasu Edebiyat İncelemeleri Dizisi'nde dönem, tür ve konu sınırlaması olmaksızın, Türkiye bağlamındaki edebiyatlarla ilgili, birincil ve ikincil kaynakların hakkını veren özgün çalışmalar yayımlanacak. Edebiyatla ilgili olmak kaydıyla çeviribilim, dilbilim, psikoloji, siyaset, sosyoloji ve tarih gibi alanlardan eleştiri ve kurama yapılacak karşılaştırmalı ya da disiplinlerarası katkılar da dizide yer bulacak. Türkiye' deki nitelikli eleştirel üretimi özendirirken uluslararası eleştiri literatürünün de bir parçası olmayı hedefleyen dizinin kitaplarının, rüştünü çoktan ispat etmiş Metis Eleştiri kapsamında yayımlanması son derece memnuniyet verici.

Süha Oğuzertem

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Mayıs 2010

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova