ISBN13 978-975-342-730-2
13,5x21,5 cm, 408 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Şarkiyatçılık, 1999
Kış Ruhu, 2000
Geç Dönem Üslubu, 2008
Medyada İslam, 2008
Yersiz Yurtsuz, 2014
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Soner Can, "Başlangıçlar’a dair bir başlangıç yazısı ", Star Kitap Eki, 9 Ocak 2010

Edward Said, Türk okurunun yakından tanıdığı, yazarın Orta Doğu ve Oryantalizm hakkında yıllar boyunca yazdıkları makale ve kitaplarına sürekli gönderme yapılan, alıntılanan önemli bir yazar ve düşünür. Hatta Said için, ‘Türkiye’deki her ideolojik kesime lafını dinletebilmiş bir entelektüel’ de diyebiliriz. Yazarın Şarkiyatçılık, Kış Ruhu, Geç Dönem Üslubu ve Medyada İslam gibi eserleri özel ama nitelikli bir okur kitlesince daima heyecanla karşılanmıştır.

Yazarın Türkçede yeni yayınlanan eseri Başlangıçlar: Niyet ve Yöntem, edebiyatın adeta ontolojisini kurarken, belleklerde insan fiillerinin amaç-sonuç ilişkilerine dair unutulmayacak yol işaretleri bırakıyor. Edebiyatın ontolojisinden söz ederken Said’in özelikle bu kitapta Charles Dickens’tan John Milton’a, Thomas Hardy’den, Joseph Conrad’a, Marcel Proust’tan Thomas Mann’a dünya edebiyatının büyük ustalarının eserlerine getirdiği analizler, tamamen kendine özgü inşa ettiği eleştirel bakışı ise tek kelimeyle takdire şayan.

Ancak öncelikle ve belki de sadece Said’in ‘başlangıç’ üzerine bir kitap ve eleştiri üslubu inşasının ilginçliğine değinmeli.

İnsan fiili çaresizce ‘başlangıç’a muhtaç. Çaresizce, çünkü herhangi bir şeye başlayabilmek için (aslında) bir yerden geliyor olmak ve o mola verdiğiniz yerde kararlı duruşunuzu koruyor olmanız gerek.

Başlıyor olmak; İnsanca istemek, tasarlamak, düşünce beyindeki ilk kıvrımlarında yol alırken ‘başlangıç’ın bir sonraki aşamasını düşlüyor olmak demek. Bu yüzden Said, “Başlangıç yalnızca bir eylem türü değil, aynı zamanda bir ruh hali, bir çalışma şekli, bir tavır, bir bilinçtir” diyor.

Edward Said başlamanın, daha önce başlanmışların bir devamı olduğuna, onun bir var olma ve var etme sorunu olduğunu düşündürürken, edebiyatın var olduğu ortamından felsefi, pratik ortamından kopartılamayacağını da hatırlatıyor.

Yazar, kendi düşünselliğinin kendi edebi kişiliği ile irtibat noktalarından hareket ederek, felsefenin en ilkel ve ilksel aracı ‘sorular’la yol alıyor başlangıç konusuna...

Nedir başlangıç? Başlamak için ne yapmak gerekir? Bir faaliyet ya da bir an ya da bir mekân olarak başlangıcı özel kılan nedir? Öyle kafamızın estiği zaman başlayabilir miyiz? Başlangıç için nasıl bir tutum ya da ruh hali gerekir? Tarihsel açıdan bakıldığında, başlangıç için en elverişli denebilecek bir an, başlangıcın en önemli faaliyet olduğu bir birey var mıdır? Edebiyat eseri açısından başlangıç ne kadar önemlidir? Başlangıç hakkında bu tür sorular sormaya değer mi? Eğer öyleyse, bunları somut, anlaşılır ve bilgilendirici şekilde ele almak ya da cevaplamak mümkün müdür?

Ne söyleyeceğini, kitabında neyi nasıl söyleşeceğine dair kaleme aldığı önsözünde eşzamanlı olarak okuruna bu sorular aracılığıyla kendi kitabının a priori başlangıç’ını sunan Edward Said’in zekâsı karşısında insan ister istemez saygıyla eğilmek durumunda kalıyor:

Bir şeyi demek istiyorken denilmek istenenin kendiliğinden kendi ifadesini bulması!

Bunu söylerken bunun farkında olmak, başlangıç konusunda kafamızı bir nebze karıştırmıyor değil.

Ancak kitabın ilerleyen bölümlerinde ‘başlangıç’ diğer başlayanların neye niye başladığına dair yargılar peş peşe sıralanmaya başladığında o kadar da çaresiz bir durum olmadığını, kendi anlama başlangıç’ımızın da kendi anlama isteği başlangıç’ından sonra geldiğini fısıldayıveriyor insana:

‘Başlangıç’a dair bir dil oluşturmak, bilinçle algıladığımız ilk başlangıçtır!

Başlangıçlar neden önemli... Bu biraz da insan olmakla, insan kalmakla, insanlığı sürdürmek istemekle ilgili bir şey... Daha üstün, daha yoğun, daha ulaşılmaz, daha estetik olana doğru evrilmeye dair bir şey; kısacası insana dair, insani bir şey. Anlama ve kavrama gayreti de bunun bir parçası, hem de önemli bir parçası.

Çünkü anlama gayreti, bir başka ‘başlangıç’ı var edebilmenin olmazsa olmaz şartıdır.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova