ISBN13 978-975-342-746-3
13x19,5 cm, 512 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Tırnak İçinde Ölüm, 2010
Ninoçka, 2012
Başka Bir Özgürlük, 2016
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Yankı Enki, "Kayıp Cennetler", Remzi Kitap Gazetesi, Mart 2010

Nostalji, günlük dilimize işlenmiş, hepimizin aşina olduğu bir sözcüktür. Şarkılar, şiirler ve filmler sayesinde nostaljinin bireysel hayatımızda önemli bir yeri olduğunu da kabul edebiliriz. Ne var ki nostalji kavramının bu denli sık kullanımı, sözcüğün anlamını ve esas işaret ettiklerini kültür haritamızdan silmiştir. Halbuki Svetlana Boym’un kitabında bize yansıttığı gibi, nostalji başlı başına bir kültürel inceleme alanıdır.

Bugün, nostaljik plaklar dinleyip nostaljik filmler izlemek, ancak hafıza tazelemek olacaktır. Diğer yandan nostaljinin kendisi üzerine düşünmek, yani nostaljiyi hatırlamak, şimdiyi yorumlamak için en değerli girişimlerden biri olabilir. Ne de olsa şimdi, hem hafızanın tazelendiği hem de geleceğin tasarlandığı andır. Nostaljinin Geleceği kayıp cennetlerin ele alındığı, sürgünler ve göçmenlerin incelendiği, neye nasıl özlem duyduğumuz ve neyi neden hatırladığımız ya da unuttuğumuz üzerine bir kitap. Kısacası “şimdi” dediğimiz âna işaret eden bir kitap; çünkü günümüzün nostaljisi “geçmiş hakkında olmaktan çok, yitip giden şimdi hakkındadır.”

Günümüzde yakın ya da uzak geçmişimize ilişkin nostaljik televizyon dizileri ya da sinema filmleriyle karşılaşıyoruz. Nostaljik olarak dekore edilmiş kafe ya da restoranlar hatta evler görüyoruz. Nostaljik kıyafetlerin hatta nostaljik fotoğrafın moda olduğu bir kültürün parçasıyız. Peki neden bu kültürün parçası olduğumuzda huzur bulabiliyor ve kendimizi evimizde hissedebiliyoruz? Nostalji içimize o kadar işlemiş durumda ki, “bugün günlerden ne?” sorusunu değiştirebiliriz artık. Aynı soruyu “bugün dünlerden ne?” biçiminde sorabiliriz. Bizim için bugün dünlerden nedir? Antik Anadolu uygarlıkları mı? Osmanlı İmparatorluğu mu? Cumhuriyet’in ilk yılları mı? 68 kuşağı mı? 12 Eylül öncesi mi 11 Eylül sonrası mı? Bugünden düne bakmaktaki amaç dünü mü değiştirmek yoksa bugünü mü?

Entelektüel bir Sovyet göçmeni olan Svetlana Boym, nostalji sözcüğünün ilk defa 1688’de bir tıp tezinde kullanıldığını, yani bunun aslında bir hastalık olarak algılandığını hatırlatıyor. Bu açıdan melankoliyi hatırlatan bir kavram nostalji. Zaten gündelik dilimizde yanlışlıkla eş koştuğumuz sözcükler bunlar. Melankolinin ve nostaljinin ayrımını kültürel bir bağlamda yapıyor Boym. Ona göre nostalji daha toplumsal, melankoli ise daha bireysel ve daha eleştirel. Melankoli bir entelektüel hastalığıysa nostalji daha çok askerin, köylünün, denizcinin, göçmenin hastalığı. Nostalji melankoliye göre tabiri caizse daha “sovyet” bir hastalık. Yunanca köklerden gelen nostalji, “nostos” ve “algia” sözcüklerinden, yani “eve dönüş” ve “özlem”den meydana getirilmiş. Bu bağlamda Boym, ilk olarak şöyle tanımlıyor nostaljiyi: “artık var olmayan veya hiç var olmamış bir eve duyulan özlem.”

On yedinci yüzyılda tıp alanının inceleme konusu olan nostalji, bir yüzyıl sonra şairlerin ve filozofların alanına nüfuz ediyor. Belki de bu yüzden birbirine karıştırılıyor nostalji ve melankoli. Yazar da bu karışıklığı yorumlamak için üç önemli entelektüele baş vuruyor: Baudelaire, Nietzche ve Walter Benjamin.

Baudelaire’in müphem modernliğin başkenti olan Paris’le kurduğu ilişki, şimdi dediğimiz ânın nostaljisiyle aktarılırken, Benjamin de kent pasajları üzerine düşünceleriyle “şimdinin arkeolojisi” bağlamında tartışılıyor. İşte tam bu noktada yeni bir kavramla tanıştırıyor bizi Boym: “Modern-dışı.”

Belli ki “premodern” eksik, “postmodern” fazla, “modern” de hem eksik hem fazla gelmiş olacak ki, Boym yeni bir sözcük türetmek zorunda kalmış. Modern-dışı, “geçmiş ile geleceğin melezlerini” ele alan bir kavram. Premodern ve postmodern, başka deyişlerle modern öncesi ve modern sonrası, ilk bakışta görünenden daha fazlasını ifade ettiğinden, çok dikkatli bir şekilde kullanılması gereken kavramlar. Boym yeni ürettiği bu kavramla, özellikle postmodern sözcüğünün çağrışımlarının yükünü hafifletmek ve ne demek istediğini daha net bir şekilde belirtmek istiyor. Bir modernlik versiyonu olan modern-dışı, tam olarak modernlik karşıtlığını da ifade etmiyor. Modern-dışı ile anlatılmak istenen, sahnenin dışındakiler, olması gereken yerde olamayanlar ve akıntıya kapılmayanlar. Bu bağlamda Benjamin’in, Milan Kundera’nın, İlya Kabakov’un ve Nabokov’un önemli modern-dışı sanatçılar olduğunu iddia ediyor Boym.

Kitabın en önemli noktalarından birinde nostaljinin iki farklı boyutunu ele alıyor yazar. “Yeniden kurucu nostalji” diye tanımlanan özlem, hatırlamanın tehlikeli yanına vurgu yapıyor. Hatırlanmaması gerekenler yeniden kurulmalı, hafıza farklı yıkıntılarla doldurulmalı bu tür nostaljide. Tabii ki totaliter rejimlerin politikalarından bahsediyor Boym. Moskova’nın ve Petersburg’un sırasıyla Çarlık ve Sovyet dönemleriyle komünizm sonrasında geçtiği süreçleri, değişenleri ve değişmeyenleri sunuyor bize.

“Yeniden kurucu nostalji” gelenek icat eden, kendi varlığı için hayali bir düşman kurgulayan, tarihi yeniden yazan bir anlayışın yansımasıyken, “düşünsel nostalji” ise bireysel ve kültürel hafızaya vurgu yapan, daha eleştirel bir nostalji olarak ayrılıyor. “Yeniden kurucu nostalji” eve dönüşü vurgularken, yani hayali bir ev yaratma peşindeyken, “düşünsel nostalji” özlemi vurguluyor, yani evin değil mesafenin peşine düşüyor.

Boym kuramsal yaklaşımlarını gündelik hayatla öyle iç içe geçirerek anlatıyor ki, bir felsefi inceleme mi yoksa bir gezi kitabı mı okuduğunuza karar veremiyorsunuz. Petersburg ve Moskova’dan Berlin ve Prag’a kadar Avrupalı kimliğinin ve Avrupalı olamamanın peşine düşen Boym, Kafka’dan Orhan Pamuk’a birçok entelektüeli ayrıntısıyla ele alarak nostaljiyle kurdukları ilişkiyi sergiliyor. Berlin Duvarı’ndan Moskova’daki Stalin anıtlarına, çocuk parklarındaki oyuncak roketlerden, asla inşa edilemeyen görkemli saraylara, sürekli haritası değişen bu inceleme, hem bir kültür tarihi kaynağı hem de modernlik üzerine gündem oluşturacak kuramsal bir yapıt.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2021. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova