ISBN13 978-975-342-680-0
13x19,5 cm, 136 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Vahşi Hafiyeler, 2007
Katil Orospular, 2010
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Aysel Sağır, “Ruhun toprakları”, Radikal Kitap Eki, 25 Temmuz 2008

Uzak Yıldız, darbeyle hayatları altüst olanların, daha doğrusu yok olanların hikâyesi olarak okumanın ötesinde değerlendirilmesi gereken bir kitap. Roberto Bolano, Uzak Yıldız’da, her ne kadar Pinochet darbesi gibi somut bir durumdan yola çıksa da, baskılanmış yaşamların dışavurumu olarak bir araya gelen genç edebiyatçıların, darbeyle birlikte tümüyle bozulan yaşamlarından, edebiyat ve sanatın etkilendiği temel noktalara uzanmış. Roberto Bolano’yu okumak, Şili’nin siyasal-sosyal tarihini de okumak demek. Zira Bolano, eserlerinde kendi yaşadıklarını da baz alırken, hayatın tüm alanlarını ve yaşamları belirleyen ağır ülke koşullarından beslenmiş. 11 Eylül 1973’de Salvador Allende’nin askeri darbeyle devrilmesinin ardından iktidara gelen Pinochet’nin insanları biçtiği ölüm mekanizması bir çok Şilili sanatçıda olduğu gibi Bolano’nın eserlerine de yansımış. Aslında, Roberto Bolano’nun şairlik ve yazarlık serüveninin darbeyle birlikte yönünü belirlediğini söylemek daha doğru olacak.

Çaresizliğe dönüştüren mekanizma

Bir anlatıcı eşliğinde takip ettiğimiz Uzak Yıldız, diktatörlüğün hedefleri arasında yer alan entelektüeller üzerine odaklanmış. Juan Stein’ın kurduğu şiir atölyesine devam eden genç edebiyatçılarla ve ağırlıklı olarak edebiyat fakültesi öğrencilerinin devam ettiği şiir atölyesi yaşamıyla tanışırız. Tanıştığımız karakterlerin arasında Alberto Ruiz-Tagle, baskın bir kişi olarak öne çıkar. Ruiz-Tagle, diğerlerinden farklı olarak alaylıdır (kendini yetiştirmiş). Davranışları ve esrarengiz durumuyla da atölyenin özellikle de karşı cinsin odak noktası konumundadır. Zaten yazar da, Ruiz-Tagle üzerinden tüm Şili’ye, diktatörlük sürecine bakar. Zira Tagle, Pinochet’in yirmi yılda biçimlediği Şili yaşamında oluşan tipolojiye temsil işlevi görmesinin yanı sıra, çok yönlü bir durum da sergiler. Atölyede şiir konuşulmaz sadece. Söz konusu çalışma ortamı, siyasetin, öngörülen yaşamların, resim, mimari, fotoğraf gibi sanatın diğer dallarının yanı sıra, hayallerin, devrim ve silahlı mücadelenin de tartışıldığı önemli bir buluşma yeridir de aynı zamanda. Kısa bir süre için her şeyin yolunda gittiğini hissederiz.

Gençlerin buluştuğu ve yaratım sergilediği olumlu birliktelik izleği, yerini korku filmlerine özgü bir atmosfere bırakacaktır. Esrarengiz durumlar eşliğinde olaylar patlak vermeye başladığında ilk başta atölyenin gözdeleri olarak tanıştığımız Garmendia kardeşlerin evlerinde katledilmesine tanık oluruz. Ardından diğerleri gelecektir. Söz konusu katliamlarla Ruiz-Tagle’ın nasıl bir bağlantısı vardır? Atölyeden tanıdığımız, aynı zamanda anlatıcının yakın arkadaşı olan Bibiano vasıtasıyla takip ettiğimiz olayların ardında Luiz-Tagle vardır. Bibiano, gelişmeleri gazeteci sorumluluğuyla takip ederek, kitapta anlatılan kişiler, olaylar ve durumlar arasında bağlantı sağlar. Aynı zamanda Bibiano, sıradan Şili’li bir insanın yaşam çizgisi ve olanakları açısından da kendi yaşam örneğiyle fikir edinmemizi sağlar.

Şili’de doğmuş olmak Kitapta takip ettiğimiz yakın zamanlı olaylar daha sonraki zamana çabucak devredilir. Zira yazar sıçramalı bir şekilde olayların en çarpıcı olanlarını, ardından gelecek yeni bir dönemin başlangıcı ve eşiği olarak sunar. Atölye ve edebiyat çalışmaları Pinochet diktatörlüğüyle birlikte yok olurken, Ruiz-Tagle tuhaf bir yenilik ve yaşam tarzıyla her taşın altından çıkmaktadır. Ölüm ve yok etme üzerine biçimlenen bir ruhun temsilcisidir Ruiz-Tagle. Burada yazar, adeta şiiri, edebiyatı ve sanatı gerçeğin, toplumsal yaşamın bire bir yansıması olmasa da, onun üzerinde biçimlenen, onun üzerinde bir ruhun inşa olduğu önemli bir zemin olarak açığa çıkarır. Bunu da, Alberto Ruiz-Tagle yeterince kanıtlamaktadır zaten. Fotoğraf sergisini öldürdüğü insanların katledilmiş hallerinden yaratan Tagle, yazarın verdiği ipuçları sonucu okuyucuyu şaşırtmayan bir çizgide ilerleyecektir. Korkunç olayların, kelimelere fazla yüklenmeden, son derece yalın bir dille anlatıldığı kitapta, yaşananlar olağan bir seyir hali izler. Söz konusu yalınlıkla okuyucu üstünde etki gücünü artıran yazar, en çok da Şili insanının çaresizliğine yaptığı güçlü vurguyla edebiyatın beslendiği alanları ve trajedileri açığa çıkarmış, tabii insan ruhunun biçimlendirilmesinide.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova