ISBN13 978-975-342-782-1
13x19,5 cm, 320 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Orhan Tüleylioğlu, “Eskimeyen Yazılar”, Milliyet Sanat, Kasım 2010

Alman filoloji geleneğinin son halkası sayılan, Erich Auerbach’ın (1892-1957) makale ve mektuplarından oluşan bir seçki, ölümünün üzerinden elli yılı aşkın bir süre sonra yayımlandı.

Auerbach, en önemli eseri olan Mimesis'i ve çok sayıda önemli makalesini, Nazi Almanyası'ndan kaçarak 11 yıl kaldığı İstanbul’da yazmıştı.

Almanya Nasyonal Sosyalizm felaketiyle sarsıldığında, Yahudi göçmeni Erich Auerbach ters yönde yol alarak Türkiye’de ikinci vatanını bulmuştu. Auerbach 1936 yılında yeni kurulmuş olan İstanbul Üniversitesi’ne geldi ve Türkiye’deki üniversitelerin Avrupa standartlarına uygun bir şekilde modernleştirilmesi çabalarına katıldı. Auerbach, İstanbul’daki göç yılları süresince, sürülme, vatandaşlıktan atılma ve Nasyonal Sosyalist Parti’nin dış kanatlarınca gözetlenme gibi baskıları yaşadı.

Çoğu ilk kez Almanca’dan Türkçe’ye çevrilen metinlerden oluşan seçki, geç antik dönemden ortaçağa, oradan da yeni çağ ve Aydınlanma üzerinden 20. yüzyılın modernizmine uzanıyor. Bu yazılarda Auerbach, Montaigne, Pascal, Montesquieu, Voltaire, Vico ve Rousseau gibi düşünürlerin çalışmalarını, Dante, Flaubert, Stendhal ve Proust gibi yazarları, Mimesis'te de kapsamlı bir biçimde ele aldığı gerçekçilik meselesini ve son dönemlerde çok tartışılan "dünya edebiyatı" kavramını incelikli bir biçimde ele alıyor. O zamanki hayatını ve düşünsel ilgilerini yansıtan mektuplar ise kronolojik olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün reformlarına ve İsmet İnönü dönemine ilişkin bir tarihi tanıklığı içeriyor. Mektuplarda, kendi tarihinden ve anadilinden kopmanın getirmiş olduğu yabancılaşma sorunlarına da değinen yazar, Türk üniversitelerinin Avrupalılaştırılması sürecinde sorumluluk üstlenmiş bir akademisyen olarak, oluşumun içinden bir bakış açısıyla, kültürel sorunları kaleydoskopik bir şekilde yansıtıyor.

Seçkiyi hazırlayan, tıpkı Auerbach gibi uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan Martin Vialon, yazdığı kapsamlı sunuş yazısında Auerbach’ın hayatını, eserlerini ve mirasını değerlendiriyor: “Auerbach’ın ‘gerçek olana yaklaşımları’ sayesinde filoloji, konusunun tek tek anlarının ayrıntılı analiziyle, tarihi olaylarda, salt evrensel-tarihsel bir bakışla dikkate alınmayacak kristallerin keşfedilmesini mümkün kılan estetik ve tarihi bir temel bilim olarak öne çıkar.”

Martin Vialon, Auerbach’ın temsil ettiği düşünsel tavrın çok yönlü olduğunu söylüyor: “Antik hümanizme, Yahudi-Hıristiyan İncil eleştirisine, Montaigne’in şüpheciliğine, Vico’nun duyumsalcılığına ve ortak duyumuna, Montesquieu’nün yasalarının ruhuna, Rousseau’nun ütopyacılığına ve mülkiyet eleştirisine, Voltaire’in etkin akılcılığına ve Pascal’ın Augustinus yorumuna dayanır.”

Auerbach, “Yazar Olarak Montaigne” denemesinde “İçindeki yalnızlığı hep savundu” der ve ardından sorar: “Peki ne vardı orada, yalnızlığını bunca değerli kılan neydi?” Auerbach, bu soruyu şöyle yanıtlar: “Montaigne burada kendini kendine teslim eder. İçindeki güçleri serbest bırakır; bunlardan kasıt sadece tinsel güçler değildir, bedenin de söyleyecek sözü vardır, düşüncelerine ve yazmaya başladığı sözcüklere karışma hakkına sahiptir.”

“Romantizim ve Gerçekçilik” denemesinde, endüstrileşme döneminde yaşanan toplumsal değişim süreçlerinin estetik alanını inceler. Okuyan yüzyılın giderek seyreden ve dinleyen bir yüzyıla dönüştüğünü, sanat eserinin de metaya dönüştüğünü vurgular. Auerbach aynı denemesinde roman ve filmin anlatı perspektiflerine ilişkin imkanlarının farklılığına değinir: “Romanda, hatırlayan, cismani dünyayı kendi içinden dışarı yansıtan bilincin aydınlatılışı; bu şekilde ortaya çıkan dünya, sınırları titrek, her an kendini yok eden ve yeniden yaratan, ilk bakışta karmaşık ve garip tematik imalarıyla, ancak sezilen bir düzeni vaat eder ve ona atıfta bulunan bir dünyadır. Sinemada, dış dünyanın yeniden kuruluşu, ki bu, çoğul ve eşzamanlı olanın bir araya getirilmesi, bunlara hakim olunması ve çeşit çeşit olayların iç içe geçirilmesi yoluyla zaman ve mekânı şimdiye dek görülmemiş bir biçimde alt eder ve bütün estetik gelenekleri her ne kadar yıkmasa da sarsar ve yeni formülasyonlara zorlar.”

Erich Auerbach, bu seçkide yer alan yazılarıyla, dünyanın her köşesine dağılmış bir hazinenin içinden seçilmiş beş mektubuyla kültür alanındaki güncelliğini sürdürüyor.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova