ISBN13 978-605-316-001-4
13x19,5 cm, 320 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Ali Koçak, "Akademik çalışmalarda bir dipnot olarak ‘Gezi’", Dünya Bülteni, 1 Haziran 2015

Gündelik hayatta hangi araçlarla, nasıl politik aktörler olunduğunun peşinden giden Funda Çoban’ın Sokak Siyaseti'nin üç temel kabulü var: Siyaset bir inşa sürecidir; bu süreçte kurulan yapılar gündelik yaşam içinde tekrar tekrar yıkılır ve yeniden yapılır; siyasetin gündelik inşası sokakta şekillenir.

Sokak Siyaseti: Siyasalın Gündelik Kuruluşu Bağlamında Bir İnceleme isimli çalışma, siyasi yapı ile siyasi failler arasında kurulan ikilikte “kurumsal politik mekanizmaların sağladığı imkânlar saklı kalmak koşuluyla, gündelik yaşamın akışı içinde “Sıradan insanlar politik süreçlere nasıl ve hangi araçlarla katılırlar?” sorusuna cevap arıyor.

Yazar siyasetin şekillenmesinde devlet, ulus, egemen kültür gibi makro yapıların rolüne öncelik veren yaklaşımların aksine, özneler ile toplumsal yapılar arasındaki ilişki biçimlerine odaklanıyor, sokak siyasetinin diğer kolektif eylem ve toplumsal hareket biçimleriyle temas ve farklılık noktalarını inceliyor. Berlin'deki grafiticiler ve işgal evi sakinleriyle yapılan saha çalışmasından örneklerle somutlanan çalışmanın ekseninde, günümüzün siyasi krizi ile bu toplumsal hareketlerin ilişkisi var: "Eşitlik ve özgürlük ideallerinin pazara hâkim güçlerin çıkarları lehine massedilmesi, refah devleti kurumlarının çözülmesi, seçim sonuçlarının halkı temsil ettiğine dair inancın azalması ve tüm bu sorunları kapsayan bir mesele olarak ... kriz tartışmalarının ardından gelişen güncel toplumsal hareket repertuvarları, fiziki bir uzam ve bir mecaz olarak sokağın içinden, siyasal katılımı merkezsizleştirmeye çalışıyorlar.

**

Funda Çoban'ın siyaseti yeniden düşünmeye çağrı niteliğindeki çalışması 2013 sonrasında kitaplaşan akademik içerikli pek çok çalışmada görüldüğü üzere Gezi Parkı olaylarını gerek iç bölümlerine gerekse alan araştırmasının sonuna bir ek şeklinde ilave ederek akademik alanla politik konumlanışı birbirine karıştırması bakımından enteresan bir kitap. Aslında bu ekleme durumu, siyaset, toplumsal hareket konulu kitapların ana temalarının dışında bir beklentiden kaynaklanıyor.

Zira sosyal bilimciler, bu konudaki çalışmalarının ya sunuşunda ya da sonuç kısmında neredeyse bir zorunlulukla karşı karşıya olduklarını kimi zaman itiraf da etmek durumunda kalıyorlar. Söz konu çalışma ekseninde düşünüldüğünde, Berlin’deki grafiti dünyası ile proje evleri üzerinden kurulan anlatı, bir anda mesafeleri kat ederek Gezi’ye geliveriyor.Gezi’yi hâlâ neoliberal düzenin dayatmalarına karşı itirazın son halkası olarak okuma yatkınlığı bölümlerden ziyade kitabın son kısmında karşımıza çıkıyor. “Devrim Market”, revirler ve kütüphaneler üzerinden kurulan anlatı, kültür sanat etkinlikleriyle allanıp pullanıyor, yüz yüze ilişkilerin ve dayanışmanın eşliğinde mikro ölçekli bir alternatif dünya deneyimi olarak baş tacı ediliyor.(s.283) Devamında ise şunlar yazılıyor:

“Gezi ruhu, zor anlarda birbirine yardım etmenin, güler yüzün tıpkı ilksel topluluklarda olduğu gibi Maussçu anlamda hediye edilmesine, böylece insanlar arasında üstü kapalı bir devingen yardımlaşma ekonomisinin doğmasına aracılık etti.”(s.286)

Gezi eksenindeki mücadelenin (hakikat söylemlerinin) yalnızca aktüel siyasi alanda değil, farklı akademik çalışmalara nasıl yansıdığının bir örneği olarak da okunabilir Sokak Siyaseti kitabı.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2021. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova