ISBN13 978-975-342-967-2
13,5x21,5 cm, 376 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Minima Moralia, 1998
Edebiyat Yazıları, 2004
Sahicilik Jargonu, 2012
Ahlak Felsefesinin Sorunları, 2012
Teori ve Pratik Üzerine, 2013
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Önsöz, s. 11-13

“Negatif Diyalektik” tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk “olumsuzlamanın olumsuzlanması” tanımında kısa ve kesin ifadesini bulmuştur. Bu kitap, belirlenimden ödün vermeden diyalektiği bu olumlayıcı esastan kurtarmayı amaçlamaktadır. Kitabın amaçlarından biri de paradoksal başlığının açımlanması olacaktır.

Yazar, başat felsefe tasavvurunda temel kabul edilen şeyi, bu tasavvurun bir temel üzerinde yükseldiğini varsaydığı çok sayıda şeyi etraflıca açımladıktan sonra izah edecektir. Bu da, hem temel kavramının eleştirisini hem de içerikli düşünceye öncelik verilmesini gerektirir. Bu düşüncenin hareketi, kendinin bilincine ancak ifası sırasında varır. Bu hareketin, gerçekleşmek için gereksinim duyduğu şey, tinin her daim yürürlükte olan temel kuralları uyarınca ikincildir.

Bu kitapta yalnızca yazarın maddi çalışmalarının metodolojisi sunulmamaktadır: Negatif diyalektik teorisine göre, o çalışmalarla bu çalışma arasında herhangi bir süreklilik söz konusu değildir. Gelgelelim, bu süreksizlik ve bu süreksizlikten düşünce adına çıkarılacak yönergeler elbette ele alınacaktır. Burada izlenen yöntem temellendirilmeyecek, gerekçelendirilecektir. Yazar, elinden geldiğince, kozlarını masaya açacaktır; ama bu kesinlikle oyunu oynamakla aynı şey değildir.

Benjamin 1937’de, Bilgi Teorisinin Meta-eleştirisi’nin yazarının tamamladığı kadarını —kitabın söz konusu versiyonunun son bölümünü— okuduğunda, somut biçimde felsefe yapabilmek için soyutlamanın buz çölünü aşmanın gerekli olduğu yorumunda bulunmuştu. Negatif Diyalektik şimdi geriye dönerek böyle bir yolun haritasını çıkarıyor. Somutlaştırma günümüz felsefesine çoğunlukla el altından sokulmuştur.

Buna karşın, bu büyük ölçüde soyut metin, yazarının somut yordamının açıklanışına olduğu kadar somutlaştırmasının sahiciliğine de hizmet etmek amacındadır. Mademki son zamanların estetik tartışmalarında “anti-drama”dan ve “anti-kahramanlar”dan bahsediliyor, her türlü estetik konudan uzak duran Negatif Diyalektik’e de anti-sistem adı verilebilir. Bu kitap, mantıksal olarak tutarlı araçlara başvurarak, birlik ilkesinin ve üstün kılınmış kavramın kadiri mutlaklığının yerine, böyle bir birliğin etki alanının dışında kalan şeyi koymaya çalışır. Yazar, kendi zihinsel itkilerine güvenmeye başladığından beri, öznenin gücünü kurucu öznellik safsatasında bir gedik açmak için kullanmayı görev bellemiştir; bu görevi daha fazla ertelememek niyetindedir. Saf felsefe ile somut içerik veya formel bilimsel alan arasındaki resmi ayrımı kati biçimde aşmak da, belirleyici saiklerinden biri olmuştur.

Giriş bölümünde, felsefi deneyim kavramı açımlanıyor. Birinci bölümün çıkış noktası, günümüzde Almanya’da hüküm süren ontolojinin durumu. Söz konusu ontoloji üstten bakılarak yargılanmayacak, aksine, ona duyulan oldukça sorunlu gereksinim açısından ele alınacak ve içkin bir eleştiriye tabi tutulacaktır. İkinci bölüm, elde edilen sonuçlardan yola çıkarak negatif diyalektik fikrini ve bu fikrin hem muhafaza ettiği hem de niteliksel olarak değiştirdiği birkaç kategori karşısındaki konumlanışını ele alıyor. Devamındaki üçüncü bölümdeyse negatif diyalektik modelleri ayrıntılı olarak geliştiriliyor. Söz konusu modeller negatif diyalektik örneklerinden, negatif diyalektik üzerine genel düşüncelerin basit birer izahından ibaret değil. Bu modeller bizi somut içeriğe yönlendirir; aynı zamanda, Platon tarafından sunulan ve ondan beri felsefede tekrar edilen uygulamadan, yani kendi içlerinde ehemmiyetsiz olan örneklerin kullanımından farklı olarak, başlangıçta mecburen genel haliyle ele alınan şeyin içeriğinin de hakkını vermeyi amaçlarlar. Bu modeller bir taraftan negatif diyalektiğin ne olduğunu netleştirir ve onu, kavramına uygun biçimde gerçeklik alanına yönlendirirken, bir taraftan da felsefi disiplinlerin kilit kavramlarını, onlara esaslı bir biçimde müdahale edebilmek için açımlar — bu bakımdan, “örnekleme yöntemi” denen yöntemden pek de farklı değillerdir. Bu işin üstesinden, ahlak felsefesi alanında özgürlüğün diyalektiği ile, tarih felsefesi alanında ise “Dünya Tini ve Doğa Tarihi” modeliyle gelmek amaçlanıyor. Metafizik meselelerin el yordamıyla yoklandığı son bölümde, kendi üzerinde eleştirel olarak düşünerek Kopernik dönüşünde bir eksen kaydırmasına yol açmaya çalışılıyor.

Ulrich Sonnemann, Negatif Antropoloji adıyla yayımlanacak bir kitap üzerinde çalışıyor. Ne o ne de bu kitabın yazarı çalışmalarına başlarken bu örtüşmenin farkındaydı. Bu örtüşme de, bu konunun aciliyetini işaret etmektedir.

Yazar, Negatif Diyalektik’e gösterilecek dirence hazırdır. Her iki tarafta da, kendilerinin bütün bunları öteden beri söylediklerini ve yazarın da şimdi suçunu itiraf ettiğini beyan edecek olanların sevincini onlara fazla görmeyecek, bu yüzden onlara garez beslemeyecektir.

Frankfurt, 1966 Yazı

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova