ISBN13 978-605-316-172-1
13x19,5 cm, 128 s.
Liste fiyatı: 18.00 TL
İndirimli fiyatı: 14.40 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Siegfried Kracauer diğer kitapları
Kitle Süsü, 2011
Tarih: Sondan Bir Önceki Şeyler, 2014
Film Teorisi, 2015
AYIN ARMAĞAN KİTABIAYIN ARMAĞAN KİTABI
Diğer kampanyalar için
 
Polisiye Roman
Özgün adı: Der Dedektiv Roman
Çeviri: Dilman Muradoğlu
Yayına Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2019

Polisiye roman kurmacadan mı ibarettir? Ortaya çıktığı toplum ve uygarlıkla nasıl bir ilişkisi vardır? Polisiye romanda dedektif her şeyi nasıl biliyor? Polis ve dedektifin toplum içinde temsil ettiği konum nedir? Peki ya suçun ve suçlunun?

Daha önce Kitle Süsü, Film Teorisi ve Tarih: Sondan Bir Önceki Şeyler kitaplarını yayımladığımız Kracauer’in Polisiye Roman’ı bu türle ilgili ilk önemli çalışmalardan biri. 1922-1925 arasında yazdığı ve 1933’te Almanya’dan göç ederken yanına aldığı, ancak 1950’de dosyaları içinden bulup çıkarabildiği bu kitap, Georg Lukács’ın Roman Kuramı’nın ve Søren Kierkegaard’un felsefesinin izinden giderek edebi bir türün toplumsal içeriğini ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Edebiyat eleştirisi ile felsefenin kavuştuğu alanda keşfe çıkmak isteyenler için.

İÇİNDEKİLER
Giriş
Katmanlar
Psikoloji
Otel Lobisi
Dedektif
Polis
Suçlu
Dönüşümler
Süreç
Son
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 9-10

Çoğu aydın arasında, ömrünü ödünç kitap alınan kütüphanelerde tüketen edebiyatdışı sıradan eserler olarak bilinen polisiye romanlar, yavaş yavaş reddedemeyeceğimiz bir değer ve anlam kazandı, buna paralel olarak biçiminin sınırları da belirginleşmeye başladı. Örnek diyebileceğimiz ürünlerinde, artık macera romanlarının, şövalye kitaplarının, kahramanlık efsaneleri ve masalların birleşip aktığı bulanık sular gibi melez bir ürün değil, kendi dünyasını özgün estetik araçlarla anlatan başlı başına bir tür halini aldı polisiye roman. Bu gelişmede, dedektif figürüne ilk kez net konturlar kazandıran, entelektüel heyecan ve ürpertiye geçerli bir ifade veren Edgar Allan Poe’nun belli bir etkisi olmuştur. Poe’nun gösterdiği yolu takip edenlerden birkaç örnek verilecek olursa, Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes romanları, Emile Gaboriau, Sven Elvestad, Maurice Leblanc ve Paul Rosenhayn’ın yanı sıra, tek tek bakıldığında türdışı sayılabilecek Otto Soyka, Frank Heller ve Gaston Leroux’nun romanları, olgular düzeyinde önemli farklara ve estetik sapmalara rağmen, tek bir anlam katmanına aittir ve aynı biçim yasalarına uyarlar. Bu eserlerin tamamını birleştiren ve tanımlayan şey, kendilerini doğuran ve varlığına tanıklık ettikleri şu fikirdir: uygarlaşmış ve bütünüyle rasyonelleşmiş toplum fikri – ve bu fikri radikal bir tek taraflılıkla kavrayıp estetik bir ışık kırılmasıyla stilize ederek ete kemiğe büründürürler. Polisiye romanın hedefi uygarlık denen gerçekliği doğasına sadık kalarak aktarmaktan ziyade, en başından beri bu gerçekliğin zihinselci karakterinin altını çizmektir. Polisiye roman uygarlığın yüzüne bir lunapark aynası tutar. Aynadan uygarlığa bakan, kendi canavarlaşmış halinin karikatürüdür. Polisiye romanların çizdiği tablo gayet korkutucudur:Sınırsız idrakin (Intellekt) nihai zafere ulaştığı; gerçeklik suni şekilde devredışı bırakıldığı için, kişilerin ve nesnelerin donuk ve kafa karıştıran bir şekilde yan yana ve bir karmaşa içinde yer aldığı bir toplumsal durumu gösterir bu tablo. Polisiye romanın anlattığı toplumun uluslararasılığı, türün uluslararası boyutuyla, farklı ülkelerde aynı biçimde olmasıyla, yapısının ve ana konularının ulusal özelliklerden bağımsız olmasıyla örtüşür. Yine de ulusal özellikler romanlara değişik bir tat, bir renk katar; bu türü, ileri derecede uygarlaşmış Anglosaksonların bulmuş ve ciddi anlamda şekillendirmiş olmaları da tesadüf değildir.

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova