ISBN13 978-975-342-265-9
13x19,5 cm, 104 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 16.50 TL
İndirimli fiyatı: 7.00 TL
İndirim oranı: %57.58
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Türker Armaner diğer kitapları
Kıyısız, 1997
Dalgakıran, 2003
Tahta Saplı Bıçak, 2007
Hüküm, 2016
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Taş Hücre
Yayın Yönetmeni: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Fotoğrafı: Man Ray
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ocak 2000
2. Basım: Aralık 2014

Armaner'in 2000 tarihli öykü kitabında toplam 7 öykü yer alıyor. Türker Armaner Türkçe edebiyatta bizce çok özel bir yere sahip. Felsefeyle edebiyatın kesişim alanından yapıtlar okumayı seven okurlarımızın da bize katılacağını düşünüyoruz...

"İsimlendirdiğimiz varlığın sınırları, kendi sınırlarımız, dilimizle ördüğümüz hücrenin duvarlarıdır.

Örtülmüş acıyı çıplak olarak görebilme cesaretini kazanmak da zaman alır. Kimileri, çok kimse belki, kendi karanlık yüzeylerine sırt çevirirler hayatları boyunca. Kimileri, çok azı, böyle bir alanın varlığından haberdardır; tedirgin adımlarla yoklarlar bu yüzeyi.

Kaçış sığınağın içinde de sürüyorsa, size kalmış tek gerçek mekân, dibi görünmeyen kör bir kuyudur."

İÇİNDEKİLER
Saat
Taş Hücre
Mühür
Araf
Kuyu
Büyücü
Sokak
OKUMA PARÇASI

"Saat", s. 7-13

Ev bizi bekliyor, soluk alıp vererek. Az sonra girintileri girintilerimize yerleşecek.

Ev kendi zamanını, camların dışındaki görüntüyü hazırlıyor. Zaman, yavaş yavaş çözüyor evin hücrelerini.

Başka evlerdeki kişiler yerlerine gidiyor. Bulanık, sisli görünen bir deniz netleşiyor, kendi rengini buluyor.

Denize bakıyorum lombozdan, bakıyorlar. Bir takımadayı geçiyoruz. Yolcuların bağrışmaları duyuluyor yer yer. Vapurun yardığı dalgalardan çıkan köpükler başka dalgalara dönüşüyor. Seha'ya bakıyorum, susuyor. Kendi vücudunun ürettiği ses ağır geliyor ona. Birkaç harfle, her şeyi ifade edecek bir dil oluşturmayı deniyor. Bu dili, konuşmak için istemiyor; bu harflerden, giderek dilin tümünden kopacak bir tasarımı düşünmek istiyor. Susuyor. Yeniden lombozdan dışarı, denize bakıyorum.

Ben evi biliyorum; bizim için hazırladığı zamanı, içeriden dışarıya bakıldığında değişecek görüntüleri, dışarıdan içeriye sızacak sesleri, saatin zembereğindeki...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Emine Bora, “Geçip gidenin ardından”, Virgül, Eylül 2003

"Kuracağım dil, konuşulacak, aktarılacak, hatta düşünülecek bir dil olmayacak. Azalttığım her ses, kullanmadığım her sözcük ölümü daha da yakınlaştıracak bana." Taş Hücre'de karakterlerinden birine söylettiği bu sözler Türker Armaner'in metninin ilk kitapla son kitap arasında aldığı biçimi de özetliyor gibi. İlk kitap Kıyısız yer, mekân, kişi tanımlarıyla klasik denebilecek bir tarzda ilerlerken, Taş Hücre'de bu işaretler neredeyse yarıya inmiştir. Dalgakıran'da ise karakterlerin adı bile yoktur artık. Figürlerdeki bu belirsizlik, seyrelme, azalma bir anlamda fazlalıklarından kurtulma işlemi gibi de değerlendirilebilir. Bu fazlalıktan biçimsel bir arınma değil, ama daha zihinsel, daha içe dönük. Aslında yazar insandan çok mekâna ve zamana güvenir gibidir; i...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova