ISBN13 978-605-316-471-5
13x19,5 cm, 144 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Kaygı Üzerine, 2013
Seçme İkilemi, 2014
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Neoliberalizmin Patolojisi, Mecburen Mutlu,s. 15-17

Eskiden ücretli emek yaşamanın kaçınılmaz yanı, bir tür zorunluluk, işçinin hazzetmediği bir durum olarak görülürdü. İşçiler maaşları, hakları, serbest zamanları artsın, çalışma şartları ve kazancın paylaşılması üzerindeki söz hakları güçlensin diye mücadele ederdi. Bugün bir yandan emeğin değeri düşüyor, işçilerin gerek örgütlenme gerek başka haklar uğruna mücadele etme imkânları günden güne azalıyor ama bir yandan da üzerlerindeki baskı gitgide artıyor: emeklerini kendilerine keyif veren, kendilerini ifade etmelerini sağlayan, yaratıcı oldukları duygusunu yaşatan bir uğraş olarak görme baskısı.

Peter Fleming Avustralya’daki bir çağrı merkezi üzerine yürüttüğü çalışmada bugün pek çok şirketin ideolojisinde mutluluk düşüncesini temel aldığını gösteriyor. Söz konusu şirketteki çalışanlar kendilerine has yanlarını göstermeye, kendileri gibi davranmaya teşvik edilip duruyordu. İlla belli ideallere uymalarının gerekmediğine, farklılıkları yüzünden cezalandırılmaktan korkmalarını gerektirecek bir durumun bulunmadığına ikna olunca, çalışanlar rahat olduğu söylenen bu ortamda özgürlüklerinin artacağını düşündü. Tam tersi yaşandı: Farklılığı teşvik eden ideoloji yeni kontrol biçimleri yaratmaya başladı. Fleming buna “neonormatif kontrol” diyor. Çalışanların işyerinde mümkün olduğunca rahatlamasını teşvik eden firmalar mesela Facebook ve Twitter’daki hareketlilikleri üzerinden hayatlarını daha da ortaya dökmelerini, şirketle bir bağı olmayan grup etkinliklerine katılmalarını talep ediyor, bu talep giderek artıyor. Bu şekilde şirket, çalışanlar hakkında bilgi topluyor, istediği zaman da bu bilgileri aleyhlerine kullanabiliyor.

İnternetten ayakkabı satışıyla öne çıkan ABD şirketi Zappos, çalışanlarını aileden biri sayıyor. İnternet sitesinde, Zappos ailesinin parçası olmanın ne eğlenceli olduğu, ailenin her ferdinin birbirinden farklı olmasına ne kadar saygı gösterildiği anlatılıyor. Ailelerde alışılmadık tiplerin her zaman bulunduğunu söyleyen bu şirket, çalışanlarını özgün yanlarını hiç çekinmeden göstermeleri konusunda cesaretlendiriyor. Eğlenceli, biraz da sıradışı olmak şart zaten. Çalışanın işine tutkun, pozitif ve maceracı olması da isteniyor. Çok rahat bir çalışma ortamı sunmanın dışında, Zappos’ta ziyaretçiler için düzenlenen turlar da gurur kaynağı. Şirketin nasıl işlediğini görmek isteyenler farklılık ideolojisiyle daha turun kendisinde karşılaşıyor: Her tur bir öncekinden farklı, illa bir sürpriz var. Başka hiçbir şeye şaşırmasalar, kahve ikram eden çalışanların robot kostümüne şaşırabilirler.

Geçmişte şirket çalışanları ortak normlara uymak zorundaydı. Ama şimdiki işverenler işyerinde insanın özgür, özerk olması, keza özgün olduğunu hissetmesinin çok anlam ifade ettiğini gösteren psikolojik araştırmaları ciddiye alıyor. Eğer buna çalışmaktan keyif almak gerektiği düşüncesini de eklersek, büyük bir kısmı çağdaş neoliberal kapitalizmin tellallığını yaptığı mutluluk sanrısına dayanan yeni ideolojiyi elde ederiz. Britanyalı teorisyen Mark Fisher bu ideolojiye dair analizinde çağdaş toplumun trajedisinin insanların özgün olamaması, hayattan keyif alamaması olmadığına dikkat çekiyor. Asıl trajedi bugün ne pahasına olursa olsun mutluluk peşinde koşup keyif alma baskısıyla yaşamaları. Pek çok durumda bu baskı, kaygıya, suçluluk duygusuna ve başarısızlık yüzünden kendini suçlamaya neden oluyor.

Bugün insanların giderek daha da narsisistleştiğinden çokça konuşuyoruz. Ama mesele birden narsisistleşmeleri değil, narsisist gibi görünme baskısıyla yaşamaları. İnsanlar özel, hırslı olduklarını, kendilerine büyük hedefler koyduklarını, günün birinde sıradışı işler başaracaklarını durmaksızın kanıtlamak zorunda kalıyor.

Birey bir yandan kendini geleceğin yıldızı gibi pazarlama baskısı altındayken, bir yandan da başarısızlığa uğrayabileceğine, bir baltaya sap olamayacağına, sonsuza dek işsiz kalacağına vb. dair sonu gelmeyen belirtiler görür. Bunları yaşamamak için, elbette hep daha da çok çalışması, kendini kanıtlaması, başkalarını geçmesi gerekir.

 
 

Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2026. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X