ISBN13 978-975-342-422-6
13X19,5 cm, 184 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Ayet ve Slogan, 1990
Vatan Millet Pragmatizm, 1991
Resmi Tarih Sivil Arayış, 1991
Sol Kemalizme Bakıyor, 1991
Ne Şeriat Ne Demokrasi, 1994
Direniş ve İtaat, 2000
Derin Hizbullah, 2001
Recep Tayyip Erdoğan, 2001
Türkiye’nin Kürt Sorunu, 2004
100 Soruda Erdoğan x Gülen Savaşı, 2014
Ji Realîteya Kurd
Ber Bi
Realîteya
Kurdistan ve
Serencama Meseleya Kurd
, 2016
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş, s. 7-9

18 yıldır gazetecilik yapıyorum. Birçok konuda yazı dizileri hazırladım, ayrıca birçok kitabım yayımlandı. Kitaplarımda, önceki dizilerimden istifade ettiğim; bazı kitaplarımı, yayımlanmalarının hemen önce ya da sonrasında yazı dizisi halinde özetlediğim oldu. Ama hiçbir zaman bir yazı dizisini kitaba dönüştürmedim. Daha doğrusu bu kitaba gelinceye kadar dönüştürmemiştim.

Ülkücü hareket üzerine Milliyet gazetesinde 1994 ve 1998 yıllarında iki ayrı dizi hazırlamıştım. Bunlar belli bir ilgi görmekle birlikte, ülkücülerin içlerine kapalı yaşamaları, medyaya, özellikle de benim gibi "solculuğu tescilli" gazetecilere güvenmemeleri nedeniyle bir noktada gelip tıkanmıştık.

Vatan'da, Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu bana MHP ile ilgili bir dizi hazırlamamı önerdiğinde, geçmişteki deneyimlerin belki bir adım ötesine geçebileceğimi umdum. Amacımız yaklaşık 40 yıllık bir siyasi hareketin, özellikle de son yıllarının muhasebesini yapmaktı. Ama bu harekette eleştiri ve özellikle özeleştiri geleneğinin tam oturmadığını bildiğim için işimizin çok zor olacağını düşünüyorduk.

Dizi başlar başlamaz karşılaştığımız geniş, yoğun, aktif ve olumlu ilgi bu nedenle bizi çok şaşırttı. Aslında röportajlar için ilk görüşmeleri yapmaya başladığımız andan itibaren ülkücü harekette çok şeylerin değişmiş ve değişmekte olduğunu görmeye başlamıştık.

Dizi çalışmalarına, 12 Ekim 2003 tarihinde yapılacak olan MHP 7. Kongresi için adayların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı Haziran ortasında başladık ve ilk bölüm 6 Temmuz'da yayımlandı.

İlk günden itibaren diziyi gazeteden takip eden ülkücülere, hareketlerinin dünü, bugünü ve geleceği hakkında görüşlerini yollamalarını istedik, dördüncü günden itibaren de bunları "Taban Konuşuyor" başlığıyla yayımladık. Günde ortalama yüz e-posta ve faks geldi. Türkiye'nin dört bir yanından yazan, değişik siyasi oluşumlardan yüzlerce ülkücü en samimi duygularını, öfkelerini, eleştirilerini, beklentilerini, hayal kırıklığı ve umutlarını bize ilettiler.

Daha önceki dizilere gelen az sayıda mektup sahiplerinin çoğu, ülkücü hareketin sorunlarını tartışmak yerine benim ve o gün çalıştığım gazetenin "gizli niyetleri"ni sorgulamayı tercih etmiş, bu arada akla hayale gelmedik küfür ve hakareti de esirgememişti. Bu sefer gelen mektuplardaysa hiç ama hiç küfür ve hakaret yoktu. Gelen mektupların çok azı imzasızdı, hatta birçoğuna sahipleri açık adresleri ve telefon numaralarını da eklemişlerdi.

Dizi boyunca gelen tepkilerden ve bitmesinin hemen ardından izlediğim Kayseri'deki Erciyes Zafer Kurultayı'ndaki temaslarımdan, bu mektupların, dizinin en çok ilgi gören bölümü olduğunu öğrendim. Başta belirttiğim, diziden kitap yazmama ilkemi büyük ölçüde bu mektuplar nedeniyle çiğniyorum. Gazetede yer darlığı nedeniyle mektupların çoğunu yayımlayamadık, bu kitaptaysa, imzalı mektupların hepsini, kuşkusuz kısaltmak zorunda kalarak da olsa yayımlıyoruz.

Bu çalışmada öngördüğümüz sadece iki görüşmeyi gerçekleştiremedik. Bunlardan Nevzat Kösoğlu'nun yerini doldurmanın imkânı yoktu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yokluğunuysa çok sayıda kurmayıyla görüşerek telafi etmeye çalıştık. Bu arada, dizi boyunca, gerek okuyucuların uyarısı, gerek görüştüğümüz bazı ülkücülerin tavsiyesi, gerekse de bizzat kendilerinin araması sonucu planlarımızın dışında yeni isimlerle de röportaj yaptık.

Tarafları, suçlamaları, sorunları, tartışma ve polemikleri bu kadar bol olan bu denli hassas bir konuyu, kırıp dökmeden, objektif bir şekilde, bütün boyutlarıyla ele almaya, özetle iyi bir gazetecilik yapmaya çalıştık.

Yazı dizisine en büyük ilgiyi kuşkusuz ülkücüler gösterdi, muhtemelen kitap için de aynısı söz konusu olacak. Ancak bu çalışmayı sadece ülkücüler için hazırlamış değiliz. Bu kitabın, ülkücü olmamakla birlikte bu hareketi önemseyenler, özellikle farklı siyasi görüşte olanlar için çok kıymetli materyaller içerdiğini düşünüyorum.

Sonuç olarak, bu kadar köklü, yaygın ve aksiyoner bir hareketin tarihindeki belki de ilk açık muhasebe/sorgulamayı, kaderin garip bir cilvesi olarak, benim gibi "solcu" olan ve bunu hiçbir zaman gizlemeyen bir gazeteci gerçekleştirmiş oldu...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova