ISBN13 978-975-342-687-9
13X19,5 cm, 264 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Bonobo ve Ateist, 2013
Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, 2017
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

İktidar, Kanımızdaki Machiavelli bölümünden, s. 49-52.

Memleketim Hollanda'nın nadir tepelerinden birine bisikletimle tırmanırken, beni Arnhem Hayvanat Bahçesi'nde bekleyen ürpertici manzaraya kendimi hazırlamaya çalışıyordum. Sabahın erken saatlerinde, en sevdiğim erkek şempanze olan Luit'in kendi türünün üyeleri tarafından yaralandığını haber veren bir telefon almıştım. Maymunlar, güçlü köpekdişleriyle büyük zarar verebilirler. Çoğunlukla, bizim "blöf" gösteri dediğimiz şeylerle birbirlerini sindirmeye çalışırlar ama bazen blöf, eylemle desteklenir. Bir gün önce hayvanat bahçesinden çıkarken Luit için endişeliydim ama bu gelişmeye hiç de hazırlıklı değildim.

Normalde kibirli olan ve insanlara fazla şefkat göstermeyen Luit, kendisine dokunulsun istiyordu. Bir kan gölü içinde oturmuş, başını gece kafesinin parmaklıklarına dayamıştı. Onu usulca okşadığımda derin derin iç geçirdi. Nihayet bağ kurabilmiştik ama bir primatalog olarak kariyerimin en hazin anında. Luit'in hayati tehlikesi olduğu çok açıktı. Halen hareket edebiliyordu ama muazzam miktarda kan kaybetmişti. Bütün vücudunda derin yaralar vardı, el ve ayak parmaklarının bazılarını kaybetmişti. Çok geçmeden daha hayati uzuvlarını da kaybetmiş olduğunu gördük.

Luit'in benden teselli beklediği o ânı modern insanlığın bir alegorisi olarak görmüşümdür sonradan: Kendi kanına bulanmış vahşi şempanzeler gibi güvenecek bir dal arıyoruz. Yaralama ve öldürme eğilimimize rağmen her şeyin yoluna gireceğini duymak istiyoruz. Gerçi o sırada sadece Luit'in hayatını kurtarmak üzerine odaklanmıştım. Veteriner gelir gelmez Luit'i uyuşturup ameliyata aldık ve vücuduna yüzlerce dikiş attık. Luit'in testislerinin kopmuş olduğunu da bu umutsuz ameliyat sırasında fark ettik. Testisler skrotal kesenin içinden çıkmıştı ama derinin üzerindeki delikler, bakıcıların kafes zeminindeki samanların arasında bulduğu testislerden daha küçük görünüyordu.

"Sıkılarak çıkarılmış," demişti veteriner sakin bir sesle.

Bire Karşı İki

Luit, narkozdan çıkamadı. Diğer iki erkeğe karşı çıkıp, hızla yükselmenin bedelini ağır ödedi. Bu iki maymun, kaybettikleri iktidarı geri almak için ona kumpas kurmuşlardı. Bunu öyle irkiltici bir şekilde yapmışlardı ki şempanzelerin siyaseti ne kadar ciddiye aldıkları kafama iyice dank etmişti.

İkiye bir manevralar şempanze iktidar kavgalarına hem zenginlik hem tehlike katar. Koalisyonlar anahtar rol oynar. Hiçbir erkek tek başına hüküm süremez, en azından uzun müddet çünkü grup bir bütün olarak herkesten kurtulabilir. Şempanzeler güç birliği etme konusunda o kadar kurnazdır ki bir liderin hem konumunu güçlendirmek hem de toplumun kabulünü kazanmak için müttefiklere ihtiyacı vardır. Tepede kalmak zorla hâkimiyet kurmak, destekçileri mutlu etmek ve toplu isyanı engellemek arasında denge kurmayı gerektirir. Bu kulağa tanıdık geliyor çünkü insanlarda da siyaset aynı şekilde işler.

Luit ölmeden önce Arnhem kolonisi, yeni sivrilmiş genç Nikkie ve bir ayağı çukurda, müsamahakâr Yeroen tarafından ortaklaşa idare ediliyordu. Yetişkinliğe yeni adım atmış, on yedisindeki Nikkie, keş kılıklı, kaslı bir tipti. Çok kararlıydı ama herkesi alt edecek kadar dişli değildi. Artık fiziksel olarak liderlik vazifesini sürdürecek durumda olmayan ama perde arkasında ipleri elinde tutan Yeroen tarafından destekleniyordu. Yeroen, anlaşmazlıkları uzaktan seyreder, ancak her şey ayyuka çıktığında devreye girer, sükûnetle taraflardan birini destekler, böylece herkesi kararlarını dikkate almaya zorlardı. Yeroen genç ve daha güçlü erkekler arasındaki rekabeti kurnazca kullanırdı.

Bu grubun karmaşık tarihine girmeden, Yeroen'in seneler önce iktidarı elinden alan Luit'ten nefret ettiğini söylemekle yetinelim. Luit, üç sıcak yaz ayı boyunca her gün, kolonide herkesi etkileyen gerilimlere sebep olan mücadelede Yeroen'i yenmişti. Ertesi sene Yeroen, Nikkie'nin Luit'i tahttan devirmesine yardım ederek rövanşı aldı. Ondan sonra Nikkie alfa erkek, Yeroen de onun sağ kolu oldu. İçtikleri su ayrı gitmiyordu. Luit'in, tek başına olduklarında ikisinden de korkusu yoktu. Gece kafeslerindeki teke tek mücadelelerde Luit kolonideki bütün erkeklere baskın çıkıyor, yiyeceklerini alıp onları kovalıyordu. Hiçbiri tek başına ona haddini bildiremiyordu.

Bu da Yeroen'le Nikkie'nin sadece takım olarak hüküm sürebildiği anlamına geliyordu. Dört uzun yıl boyunca bunu sürdürdüler. Ama zamanla koalisyonları zayıflamaya başladı. İnsanlar arasında da görüldüğü üzre ayrılığa sebep olan mesele cinsellikti. Kralı kral yapan Yeroen olağanüstü cinsel imtiyazlardan yararlanmıştı. Nikkie başka erkeklerin en çekici dişilerin yanına yaklaşmasına izin vermezken Yeroen için daima ayrıcalık tanıyordu. Anlaşmanın bir parçası da buydu: Nikkie iktidarı kapmıştı, Yeroen de cinsellik pastasından bir dilim. Fakat bu mutlu düzenleme ancak Nikkie'nin anlaşma şartlarını değiştirmesiyle son buldu. Dört yıllık hâkimiyeti esnasında kendine güveni arttıkça artmıştı. Onu tepeye kimin çıkardığını unutmuş muydu? Genç lider iyice ağırlığını koyup, sadece diğer erkeklerin değil Yeroen'in de cinsel maceralarına karışmaya başlayınca işler çirkinleşti.

Hüküm süren koalisyon arasındaki iç çatışma aylar sürdü, ta ki Yeroen'le Nikkie bir dalaşın sonrasında barışmayana kadar. Nikkie' nin peşinden gelmesine, bağırmasına ve her zamanki gibi kucaklaşmak için yalvarmasına rağmen ihtiyar tilki sonunda hiç arkasına bakmadan yürüyüp gitti. Canına tak etmişti. Luit iktidar boşluğunu bir gecede doldurdu. Hem bedenen hem de ruhen, tanıdığım en muhteşem erkek şempanze olan Luit, alfa erkeği konumunda hızla gelişti. Dişilerin gözdesiydi, anlaşmazlıklarda mükemmel hakemlik yapar, zulme uğrayanları korurdu ve şempanzelerin insanlarla ortak bir becerisi olan böl ve yönet taktiğini uygulayarak rakipleri arasındaki ittifakları engellemekte çok etkiliydi. Luit başka erkekleri yan yana gördüğünde ya onlara katılır ya da ayırmak için bir hücum gösterisi sergilerdi.

Nikkie'yle Yeroen, ani statü kaybı yüzünden feci sıkıntılı görünüyorlardı. Cüsseleri bile küçülmüş gibiydi. Ama zaman zaman eski koalisyonlarını tekrar diriltmeye hazır bir görünüm sergiliyorlardı. Bunun, gece bölmelerinde, Luit'in kaçamayacağı bir yerde meydana gelmesi muhtemelen rastlantı değildi. Bakıcıların aydınlığa kavuşturduğu korkunç sahne, Nikkie'yle Yeroen'in anlaşmazlıklarını çözmekle kalmayıp, birlikte gayet eşzamanlı bir biçimde hareket ettiklerini gösteriyordu. Kendilerinde neredeyse hiç yara yoktu. Nikkie'nin vücudunda birkaç yüzeysel tırmık ve ısırık vardı ama Yeroen'de hiç yoktu, bu da onun Luit'i tuttuğunu, bu arada genç erkeğin yapacağını yaptığını gösteriyordu.

Olup biteni asla tam olarak öğrenemedik, maalesef kavgayı durdurabilecek hiçbir dişi de mevcut değildi. Denetimden çıkan erkek çekişmelerine toplu halde müdahale ettikleri görülmedik şey değildir. Ancak saldırının yapıldığı gece dişiler aynı bina içinde ayrı kafeslerdeydi. Bütün olanları takip etmiş ama müdahale konusunda çaresiz kalmış olmalılar.

Luit'in kendi kanının içinde oturduğu o sabah kolonide tekinsiz bir sessizlik vardı. Hayvanat bahçesi tarihinde ilk olarak maymunların hiçbiri kahvaltılarını yemedi. Luit götürülüp, koloninin geri kalanı dışarı –otlu ve ağaçlı iki dönümlük adaya– bırakıldığında, ilk olarak Puist adında bir dişi Nikkie'ye olağandışı şiddetli bir saldırıda bulundu. Öyle ısrarlı bir saldırganlığı vardı ki normalde çok ürkütücü olan genç erkek ağaca kaçtı. Puist, ne zaman inmeye kalksa bağırıp üzerine saldırarak tek başına onu orada tuttu. Puist, Luit'in dişiler arasındaki bir numaralı müttefikiydi. Gece kaldığı yerden erkeklerin tarafını görebiliyordu ve ölümcül saldırı konusundaki fikrini ifade ettiği açıktı.

Böylece, birleşme gereğinden, fazla havalanan bir hükümdarın kaderine kadar ikiye bir siyasetinin bütün unsurlarını sergilemişti şempanzelerimiz. İktidar, erkek şempanzeyi harekete geçiren başlıca şeydir. Ele geçtiğinde büyük faydalar sağlayan, kaybedildiğinde yoğun bir ıstırap veren, daimi bir saplantıdır.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova