ISBN13 978-975-342-715-9
13x19,5 cm, 328 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Modernizm İdeolojisi, 2008
Gerçekçiliğin Çelişkileri, 2018
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Osman Çakmakçı, “Ütopya adacıkları”, Birgün, 6 Ekim 2009

Ütopyanın sözcük anlamına bakıyorum hemen, yeniden daha net olmak için: Bir toplumun mükemmel ve o toplumu oluşturan bireylerin tamamının mutlu olması. Ütopyalar tarihin hem en boğuntulu zamanlarında hem de en çalkantılı zamanlarında sürekli gündeme gelmiş gelecekteki toplumla ilgili tasarımlardır denilebilir. Tarihte ilk ütopyacı metin olarak ise kelimenin de alındığı Thomas More’un Utopia (1517) adlı kitabı kabul ediliyor. Mary Shelley’in Frankenstein (1818) adlı kitabı ise bilimkurgunun başlangıcı sayılıyor. Postmodern durumu haklı olarak en çok analiz ederek eleştiren, açıklarını ortaya koymaya çalışan Amerikalı sol düşünür Fredric Jameson, Ütopya Denen Arzu adlı kitabında ütopik düşünce ile bilimkurgu arasındaki ilişkileri inceliyor. Her ikisi de geleceğe dair tasarımlarla ilgilenen bu iki tür iç içe geçmiş gibi görünüyor.

Eleştirinin silahı

Francis Fukuyama’nın ‘Tarihin Sonu’ tartışmalarıyla birlikte her türlü ütopyanın ilga edildiği, geriye sadece kapitalizmin sonsuz egemenliğini ilan ettiği distopyaların kaldığının ima edildiği daha 10 yıl öncesini unutmuş değiliz. O zamanlar bırakın ütopyalar kurmayı, geleceği düşünmek bile imkânsızlaşmış, bu ancak kendini kandıranları ebleh çırpınışları olarak değerlendirilir olmuştu. Bu karanlık süreç kapitalizmin en son mali kriziyle birlikte kapanır gibi olunca, Marx ve sosyalizm yeniden yükseldi, gelecek tasarımları yeniden hız ve itibar kazandı. ?imdi yeniden ütopyalar hayal edebiliriz: 1960’ların kuşkusuz en nüfuzlu ütopyacısı olan Herbert Marcuse kültürel açıdan ütopyaya yaklaşır ki, günümüzde de sanırım bütün tasarımlar kültürel mecrada anlamını bulacak, mücadele orada kazanılacak ya da kaybedilecektir. “Kültür dediğimiz şey siyasal, yani eleştirel, hatta yıkıcı olabilir mi; yoksa bizzat parçası olduğu toplumsal sistem kültürü kaçınılmaz olarak yeniden kendisine mi mal eder?” (Ütopya Denen Arzu, s. 15)

Ütopik ve bilimkurgusal metinleri, dolayısıyla tasarıları iç içe geçirerek inceleyen Jameson, en önemli kitabı Umut İlkesi 2007 yılında Türkçede de yayımlanan Ernst Bloch’a pek çok atıfta bulunuyor. Bloch, günlük hayatımızda ütopik itkinin izlerinin peşine düşmüştü. “Bloch yaşamda ve kültürdeki geleceğe yönelik her şeyi yöneten ve oyunlardan patentli ilaçlara, mitlerden kitle eğlencelerine, ikonografiden teknolojiye, mimariden Eros’a, turizmden şakalara ve bilinçaltına kadar her şeyi kapsayan ütopyacı bir dürtü olduğunu varsayar.” (s. 18) Bloch’a göre toplumun gündelik yaşamında ütopyacı itkinin izlerini görebiliriz. Dolayısıyla günlük yaşamımızda küçük küçük ütopyalar gerçekleştirebiliriz.

Jameson’a göre, “More’un başlangıç metninden iki farklı çizginin doğduğunu varsaymak daha doğru olacaktır: Birisi, ütopyacı programın gerçekleştirilmesine başkoymuş çizgi; diğeriyse çeşitli gizli ifadelerde ve pratiklerde yüzeye çıkmayı başaran, muğlak ama her an ve her yerde mevcut olan ütopyacı dürtüdür”. (s. 20) Demek ki iki ana çizgi var: Biri ‘Program’, diğeri ‘İtki’. Ütopyacı program geçen yüzyılın başında Sovyetler Birliği’ni ütopyanın gerçekleşmiş hali olarak görüyordu.

Yok-Ülke tasavvuru

Günümüzde Sovyetler Birliği’nin de dağılmasıyla birlikte bir ‘Yok-Ülke’ olarak görülen yalnızca Küba kaldı. Yoksul ama gururlu, mutlu ülke. Kapitalizmin büyük bir küstahlıkla mutlak hükümranlığını, mutlak seçeneksizliğini ilan ettiği günümüzde bir çıkış yolu olarak ütopik düşünce yeniden canlanır mı bilmem.

Kasvet o kadar yoğun ve insanlığın takati o kadar kesik ki. Tarihe bakıp antik metinlere bakar gibi mi bakmak zorundayız ütopik metinlere. 21. yüzyılda yeni ütopyalar hayal edilebilecek mi? Geleceğe doğru bilinçli, umut dolu adımlar atabilecek miyiz? Her zaman ‘olumlu mesajlar’ vermeye çalışan bir filozof olan Fredric Jameson, eleştirel aklını her satırında kullanarak yazdığı bu kitapta ütopyacı olasılıkları bilimkurguyla da ilişkilendirerek canlı tutmaya çalışıyor. Tutalım diye bize bir el uzatıyor.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova