ISBN13 978-605-316-131-8
13x19,5 cm, 264 s.
Liste fiyatı: 30.00 TL
İndirimli fiyatı: 24.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Necmiye Alpay diğer kitapları
Türkçe Sorunları Kılavuzu, 2000
Dilimiz, Dillerimiz, 2004
Barış Açısını Savunmak, 2015
AYIN ARMAĞAN KİTABIAYIN ARMAĞAN KİTABI
Ajanda 2019 / İnsan nedir ki?
1. Basım
Liste Fiyatı: 6.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Dil Meseleleri
Uygulama Üzerine Yazılar II
Yayına Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2018

"İlk ciltteki gibi burada da başlıkların büyük bir bölümü, güncel Türkçe metinlerde dil ve anlatım yönünden tartışmak, doğrulamak ya da sorgulamak ihtiyacını duyduğumuz noktalardan oluşuyor: Dilbilgisinin, imlanın, İngilizce ile Türkçe arasındaki ilişkinin, dil-toplum ilişkisinin, ayrıca terim ve kavramların uygulamada içebakış ve tartışma gerektiren bazı yönleri; ‘söylem’ adını verdiğimiz boyut dahil. Her iki cildin de dizinleri sayesinde birer başvuru kaynağı ve çalışma malzemesi olarak işlev görebileceğini umuyorum.

"Ancak, bence en önemlisi her iki ciltte de yer alan ‘Genel Bakış’ yazıları başta olmak üzere, dil meselelerine bakış tarzıdır. Dilin ‘doğru’su ‘yanlış’ı, hayatın bin bir hâlinde ve toplumun bin bir oluşumunda dilin aldığı biçimler, bunların bir süreç halindeki incelikleri... ‘Genel bakış’ derken, dil olgularıyla ilgili sezgiler oluşturmaktan söz ediyorum. Dilimiz, Dillerimiz ve Dil Meseleleri bu sezgilere ne ölçüde katkıda bulunabilirse, amacına da o ölçüde ulaşmış olacak."

– Necmiye Alpay

İÇİNDEKİLER
Sunuş
Teşekkür

1 Genel Bakış
Ezberci Türkçeciler
"Dilde bozulma"
Ayinleşme
Dilin taşıdıkları
Latin alfabesine geçiş ve okuma kültürü

2 Söylem Bilmeceleri
"Dilin cinsiyeti" üzerine
Dile bakış, topluma bakış
Toptancı kavramlar, dışlayıcı sloganlar
Kırıcı deyimler ve eğretilemeler
Kavramda boşluk
Sözlüklerdeki ırkçılık
Söylem bilmeceleri
Gösterge, derin yapı, üstdil…

3 Anlatım Soru(n)ları
Neden "Dil Meseleleri"?
Vazgeçilen ekler, geri alınan sesler
Soru ekinin serüvenleri
Çoğul eki sorunları
Birbirine karıştırılanlar
Uzun lafın kısası
Klişeler
Jokerler ve dolgu maddeleri

4 İmla Sorunları
A’laşma
Ayrı mı bitişik mi?
Büyük harf/küçük harf
Cami, sanayi, zayi...
"De" bağlacı
Dizinlerdeki sorunlar
Eğik çizgi (/)
Ek sorunları
E’leşme
Kesme işareti
Özel ad, yarı özel ad
Saatlerin ekleri
Tek mi çift mi?
"-ua/-uva"
Virgül
Yabancı özel adlar
Dil Derneği’nin Yazım Kılavuzu
AKDTYKTDK üzerine, kısa kısa
Bir dilcinin yazıları üzerine

5 İngilizceden Gelenler
a) Türkçe söylenişe uyarlanarak gelenler
b) "Ödünçlemeli" çeviri yoluyla gelenler
c) "Oldukları gibi" gelenler

6 Kitaplarla Dil Meseleleri
Diyarbakır Türkçesi
Modern bir cönk
Akademi ve dil tartışmaları
Dil devrimi kitapları

7 Dil ve Edebiyat
Öykü ve dil
Bir Şey Oldu üzerine notlar
Anı-öyküler
Anı-roman, anı-öykü
Kaveko
Yasaklama?
Margos’un tatlı dili
Bir dilin olağanüstülüğü
Orhan Pamuk’un Nobel konuşması
Eşsiz Olana Yakınlık
Korkunun Irmağında
Acı anne
Murat Belge ve dil
Metne bilgi anlayışı açısından da bakmak
"Dünya düşüncesi"nin içinde
Eleştirel mesafeler
Bir göstergebilimci
Berrak ve bereketli

8 Anadili, Yeniden
Dil, ulus, toplum...
İkidillilik
Nahoşem
İkidilli eğitim modellerine genel bakış
Anadili söylemleri
Prof. Dr. Aydın Köksal

"Dil Meseleleri" Üzerine Sorular
Sonsöz
Kaynakça
Dizin

OKUMA PARÇASI

Sunuş, s. 11-12

Güncel Türkçe konusunda benim payıma düşen işler, bir yandan standartlaşma sorunlarına dikkat çekmek, bir yandan da standart dilin neden her derde deva olmadığı dahil, daha genel dil ve anadili meselelerini anlamaya çalışmak oldu. Bu yöndeki ihtiyaçları en dar anlamıyla karşılamaya çalıştığım kitap Türkçe Sorunları Kılavuzu’dur (2000). Belirli soruları az çok açan çalışmaların ilk cildi ise, Dilimiz, Dillerimiz: Uygulama Üzerine Yazılar (2004a).

Bu ilk cildin dokusunda dil alanındaki yazı ve notlarımın Ekim 2003’e kadar olanları yer almıştı. Elinizdeki cildin dokusunda ise daha sonra yazılmış olanlar yer alıyor. Sonuçta ikisi birbirini tamamlıyor, daha doğrusu devam ettiriyor. Bu ikinci cildin adı, Radikal gazetesinin haftalık Kitap ekinde yedi yıl boyunca (2001-2007) yazdığım “Dil Meseleleri” sütunundan alınmadır, ancak kitap o sütundan ibaret değil.

İlk ciltteki gibi burada da başlıkların büyük bir bölümü, güncel Türkçe metinlerde dil ve anlatım yönünden tartışmak, doğrulamak ya da sorgulamak ihtiyacını duyduğumuz noktalardan oluşuyor: Dilbilgisinin, imlanın, İngilizce ile Türkçe arasındaki ilişkinin, diltoplum ilişkisinin, ayrıca terim ve kavramların uygulamada içebakış ve tartışma gerektiren bazı yönleri; “söylem” adını verdiğimiz boyut dahil. Her iki cildin de dizinleri sayesinde birer başvuru kaynağı ve çalışma malzemesi olarak işlev görebileceğini umuyorum.

Ancak, bence en önemlisi her iki ciltte de yer alan “Genel Bakış” yazıları başta olmak üzere, dil meselelerine bakış tarzıdır. Dilin “doğru”su “yanlış”ı, hayatın bin bir hâlinde ve toplumun bin bir oluşumunda dilin aldığı biçimler, bunların bir süreç halindeki incelikleri... “Genel bakış” derken, dil olgularıyla ilgili sezgiler oluşturmaktan söz ediyorum. Dilimiz, Dillerimiz ve Dil Meseleleri bu sezgilere ne ölçüde katkıda bulunabilirse, amacına da o ölçüde ulaşmış olacak.

Okullardaki “Kompozisyon” derslerinin eski adı “Tahrir”di. Bir arkadaşım dikkatimi çekmişti: Arapçadan Osmanlıcaya geçmiş olan “tahrir” sözcüğü hem “yazmak”, hem de “hür kılmak, azat etmek” anlamına geliyor. Başka bir deyişle Arapçada, yazmak ile özgürlük arasında kökensel bir bağlantı var. Latincedeki liber sözcüğünün hem “kitap, kütük”, hem de “özgür, serbest” anlamına gelmesi dolayısıyla, aynı bağlantı Batı dillerinde de var diyebiliriz.

Bu bağlantının yalnızca kökensel olduğunu kim söyleyebilir?

Necmiye Alpay

İstanbul, Şubat 2018

Eleştiri ve önerileriniz için:

necmiyealpay@gmail.com

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Metin Celal, "Dil olgularıyla ilgili sezgiler oluşturmak", Cumhuriyet Kitap Eki, 31 Mayıs 2018

“Birbirimizin ne demek istediğini anlamamız sanıldığı kadar kolay değil” diyor Necmiye Alpay dil çalışmaları üzerine Murat Menteş’in sorularını cevaplarken. “Dilbilgisi ve imla gibi bilgiler, dilimize askeri bir disiplin kazandırmak için değil, birbirimizi anlamamızı kolaylaştırmak için var” diye ekliyor. Bir tek virgülün kullanılıp kullanılmamasının anlamı nasıl değiştireceğinin bilindiğini ama unutulduğunu da vurguluyor.

Birbirimizi anlama sorunu dilbilimin ötesinde toplumsal bir olay haline geldi. Aynı cümleyi iki farklı kişi farklı anlayabiliyor, sorunların birçoğu da buradan çıkıyor. Toplumsal barışa büyük ihtiyaç duyduğumuz bir ortamda belki de dil üzerinde daha fazla düşünmemiz gerek. Her alanda olduğu gibi dilin sorunları üzerine düşünenler de az.

Necmiye Alpay bir dilbilimci değil, bu yönde de eğitim almamış ama çalışma alanları, özellikle çevirmenliği onu dil meseleleri ile uğraşmaya yöneltmiş. Metis Yayınları’nın internet sitesindeki kısa yaşam öyküsü şöyle; Necmiye Alpay (d. 1946, Balıkesir). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu (1969). Doktorasını uluslararası iktisat alanında yaptı (Paris-Nanterre Üniversitesi, 1978). Kısa süreli öğretim üyelikleri dışında, çevirmen, dil danışmanı ve yazar olarak çalıştı. 2001-2011 yılları arasında Radikal gazetesinde yazdı. Mart 2008 - Ağustos 2016 tarihleri arasında Milliyet gazetesinin aylık Kitap ekinde şiir konusunda yazdı.

Bu yaşam öyküsü kısa, öz ama Necmiye Alpay’ın yaşamının ve yaptıklarının ne kadarını yansıtıyor, tartışılır. Bence çok küçük bir yüzde olmalı. Edebiyatla ilgisinin bile 2008’de Milliyet Kitap Eki’nde başladığı izlenimi doğabilir.

Dil Sorunları

Alpay’la 1990 – 95 yılları arasında yayımlanan Sombahar Şiir Dergisi’nin yayın kurulunda tanıştık. Dilin kullanımı ve doğru yazma, ifade etme konusunda ne kadar dikkatli ve titiz olduğuna da orada şahit oldum. Kuşkusuz bu titizlik tüm dilcilerde vardır. Kendi bakış açılarına göre bir düzenleme, düzeltme yapmayı arzularlar okudukları metinlerde. Necmiye Alpay’ın farkı da buradan geliyor. Yine Murat Menteş’le söyleşisinde ifade ediyor; “Benim dil alanında önemsediğim bakış açısı, betimleyici dilbilgisi adı verilen anlayışa yakın. Dilin işleyişini görebilmek için dilin içinden yola çıkan anlayış bu. Gündelik Türkçe üstüne yazanların çoğu ise, bazen farkında bile olmadan kuralcı bakış açısını benimsemiş kişiler.”

Ne yaptığını ise şöyle anlatıyor; “Güncel Türkçe konusunda benim payıma düşen işler, bir yandan standartlaşma sorunlarına dikkat çekmek, bir yandan da standart dilin neden her derde deva olmadığı dahil, daha genel dil ve anadili meselelerini anlamaya çalışmak oldu.”

Zamanla Necmiye Alpay’ın edebiyat eleştirmenliği, hatta çevirmenliğine dil çalışmaları ağır bastı. Kuşkusuz bunda 2000 yılında çıkan kitabı Türkçe Sorunları Kılavuzu ve esas olarak Radikal gazetesinin haftalık kitap ekinde yedi yıl boyunca (2001-2007) yazdığı yazılar etkili oldu. Günümüzde ise Necmiye Alpay’ı bu biyografide hiç sözü edilemyen bir özelliğiyle, barış savunuculuğuyla, bu nedenle açılan davalarla, hapis edilmesiyle anıyoruz.

Türkçe Sorunları Kılavuzu'nda, Türkçe konuşup yazanların karşılaştığı güncel sorunlar ele alınıyordu. Yazım (imla) sorunları, söyleyiş (telaffuz) sorunları, yerinde kullanılmayan terim ve kavramlar, cümle yapılarındaki yaygın sorunlar vb. çözüm önerileriyle birlikte ele alınıyordu.

Sık yapılan hatalar, kafa karıştıran konular, "fetvacı anlayış", imla sorunları, anadili/dilleri, başvuru kaynakları gibi konulara değinen ikinci kitabı başta Radikal Kitap olmak üzere çeşitli yerlerde yayımlanan yazılarını, yaptığı konuşmaları gözden geçirerek bir araya getirdiği Dilimiz, Dillerimiz'di.

Yeni kitabı Dil Meseleleri önceki kitabı tamamlayan nitelikte. Adı da Radikal’de yazdığı “Dil Meseleleri” sütunundan alınma, ama sadece o yazılardan oluşmuyor.

Alpay Üstten Bakmıyor

“Genel bakış” başlıklı bölümde dil meselelerine bakış tarzını anlatan yazılarla konuya girerken dilin kendi başına bir konu, mesele olmadığını belirtip toplumla, yaşadıklarımızla ilişkisini kuruyor. Kitabın adında “sorun” yerine “mesele” sözcüğünün kullanılması bile hem dilbilimsel hem de siyasi bir tercihtir. Çünkü bizde kullanılan sözcüklerden bile siyasi niyet okunur. O kadar derin bir yarılma yaşamış bir toplumuz. Hiçbir konuyu milli mesele haline getirmeden konuşamıyoruz. Ülkemizde dildeki radikal değişimler hep siyasi irade yoluyla gerçekleştirildiği için de dil meselelerini siyasi tercihler dışında tartışmamızı da zorlaştırıyor. Günümüzde bile devletin dille ilgili bir kurumu var ve yabancı dillerden aktarılan sözcüklere karşılık olmak üzere yeni kelimeler öneriyor. Bununla da yetinmiyor sık sık Türkçenin yazım kurallarını değiştiriyor; “sıradışı” “sıra dışı” oluveriyor birkaç yıl somra yeniden “sıradışı” da olabilir. Dille oynamayı seviyorlar.

Alpay tartışmaların toplumsal ya da siyasi boyutunu da ihmal etmeden ama esas olara dilbilgisine, imlaya, Türkçenin diğer dillerle, özellikle İngilizce ile ilişkilerine ağırlık vererek yazıyor yazılarını. Radikal değil, tutucu değil. Bu niteliğiyle seviyoruz onun yazdıklarını. Çünkü önerilerini, görüşlerini mantık içinde açıklıyor. Anlayıp benimseyebiliyoruz. Benimsemediğimizde de rahatça tartışabileceğimizi biliyoruz. Üstten bir bakışı, tavrı yok. Bizden biri. Anlatımı içten ve akıcı. Çok teknik olabileceğini düşündüğümüz konuları bile olanca samimiyeti ile ama konunun öneminden, bilimsel niteliğinden hiç taviz vermeden anlatmayı başarıyor.

Kuşkusuz Dilimiz, Dillerimiz gibi Dil Meseleleri de Necmiye Alpay’ın arzu ettiği gibi birer başvuru kaynağı ve çalışma malzemesi olarak işlev görebilir. Dizinle bunu kolaylaştırıyor ama tüm bu çalışma bütünlüklü bir kılavuz ile de sonuçlanmalı diye düşünüyorum. İzahatlı bir “Nasıl yazılır, nasıl yazılmaz” kılavuzu bekliyorum Necmiye Alpay’dan. Böyle bir çalışmaya çok gereksinim var.

Dil Meseleleri"ni de Necmiye Alpay’ın önceki kitapları gibi ilgi, merak ve keyifle okudum. Çok şey öğrendim. Diliyle meselesi olanlara, yani herkese öneriyorum.

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2018. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova