ISBN13 978-605-316-131-8
13x19,5 cm, 264 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Türkçe Sorunları Kılavuzu, 2000
Dilimiz, Dillerimiz, 2004
Barış Açısını Savunmak, 2015
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş, s. 11-12

Güncel Türkçe konusunda benim payıma düşen işler, bir yandan standartlaşma sorunlarına dikkat çekmek, bir yandan da standart dilin neden her derde deva olmadığı dahil, daha genel dil ve anadili meselelerini anlamaya çalışmak oldu. Bu yöndeki ihtiyaçları en dar anlamıyla karşılamaya çalıştığım kitap Türkçe Sorunları Kılavuzu’dur (2000). Belirli soruları az çok açan çalışmaların ilk cildi ise, Dilimiz, Dillerimiz: Uygulama Üzerine Yazılar (2004a).

Bu ilk cildin dokusunda dil alanındaki yazı ve notlarımın Ekim 2003’e kadar olanları yer almıştı. Elinizdeki cildin dokusunda ise daha sonra yazılmış olanlar yer alıyor. Sonuçta ikisi birbirini tamamlıyor, daha doğrusu devam ettiriyor. Bu ikinci cildin adı, Radikal gazetesinin haftalık Kitap ekinde yedi yıl boyunca (2001-2007) yazdığım “Dil Meseleleri” sütunundan alınmadır, ancak kitap o sütundan ibaret değil.

İlk ciltteki gibi burada da başlıkların büyük bir bölümü, güncel Türkçe metinlerde dil ve anlatım yönünden tartışmak, doğrulamak ya da sorgulamak ihtiyacını duyduğumuz noktalardan oluşuyor: Dilbilgisinin, imlanın, İngilizce ile Türkçe arasındaki ilişkinin, diltoplum ilişkisinin, ayrıca terim ve kavramların uygulamada içebakış ve tartışma gerektiren bazı yönleri; “söylem” adını verdiğimiz boyut dahil. Her iki cildin de dizinleri sayesinde birer başvuru kaynağı ve çalışma malzemesi olarak işlev görebileceğini umuyorum.

Ancak, bence en önemlisi her iki ciltte de yer alan “Genel Bakış” yazıları başta olmak üzere, dil meselelerine bakış tarzıdır. Dilin “doğru”su “yanlış”ı, hayatın bin bir hâlinde ve toplumun bin bir oluşumunda dilin aldığı biçimler, bunların bir süreç halindeki incelikleri... “Genel bakış” derken, dil olgularıyla ilgili sezgiler oluşturmaktan söz ediyorum. Dilimiz, Dillerimiz ve Dil Meseleleri bu sezgilere ne ölçüde katkıda bulunabilirse, amacına da o ölçüde ulaşmış olacak.

Okullardaki “Kompozisyon” derslerinin eski adı “Tahrir”di. Bir arkadaşım dikkatimi çekmişti: Arapçadan Osmanlıcaya geçmiş olan “tahrir” sözcüğü hem “yazmak”, hem de “hür kılmak, azat etmek” anlamına geliyor. Başka bir deyişle Arapçada, yazmak ile özgürlük arasında kökensel bir bağlantı var. Latincedeki liber sözcüğünün hem “kitap, kütük”, hem de “özgür, serbest” anlamına gelmesi dolayısıyla, aynı bağlantı Batı dillerinde de var diyebiliriz.

Bu bağlantının yalnızca kökensel olduğunu kim söyleyebilir?

Necmiye Alpay

İstanbul, Şubat 2018

Eleştiri ve önerileriniz için:

necmiyealpay@gmail.com

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova