ISBN13 978-975-342-313-7
13x19,5 cm, 192 s.
Liste fiyatı: 24.50 TL
İndirimli fiyatı: 19.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Walter Benjamin diğer kitapları
Brecht'i Anlamak, 1984
Son Bakışta Aşk, 1993
Radyo Benjamin, 2018
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Moskova Günlüğü
Özgün adı: Moskauer Tagebuch
Çeviri: Cemal Ener
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mayıs 2001
3. Basım: Mayıs 2014

Walter Benjamin 1926 yılı sonunda, kısa bir tatil aşkı yaşamış olduğu Bolşevik aktris ve eğitimci Asja Lacis'in bir ruhsal rahatsızlık geçirdiği haberi üzerine, yaklaşık iki ay kalacağı Moskova'ya gitti. Sovyet kültürel politikasında Stalinizasyonun başladığı bir dönemdi bu; herşey yeniden yapılanıyordu, "kamusal yaşamın gerilimleri öylesine büyüktü ki, özel yaşam tamamen tıkanmış" görünüyordu. Rusça bilmeyen Benjamin, dönemin tartışmalarına ancak ünlü tiyatro eleştirmeni Bernhard Reich ve Asja Lacis aracılığıyla girebiliyordu. Moskova'da Benjamin'in "Partisiz ve mesleksiz" bir serbest yazar olarak konumuna şüpheyle bakılıyordu; Reich, Lacis'in sevgisine ulaşabilmesinde karşısına güçlü bir rakip olarak çıkmıştı, üstelik Moskova buz gibiydi ve kaldırımlarda yürümek bile bir ıstıraptı...

Moskova Günlüğü, Benjamin'in hayatının bu zor döneminde tuttuğu notlardan oluşuyor. Bireysel bağımsızlığını kaybetmek pahasına Komünist Parti'ye katılıp sağlam bir çerçeve kazanmakla dışarlıklı bir solcu olmanın marjinalliğine sığınmak arasında sıkışıp kalışını, dönemin Moskova'sındaki kültürel ve siyasal olayları algılayışını anlatmanın yanı sıra sokakları, müzeleri ve günlük hayatıyla yazarın Moskova'yı algılayışını içten, edebi anlatımıyla aktaran bu günlük, hem hüzünlü bir anlatı, hem de siyasi bir değerlendirme kitabı olarak okunabilir.

İÇİNDEKİLER
Sunuş, Orhan Koçak
Önsöz , Gershom Scholem

Moskova Günlüğü

Ekler
Walter Benjamin'in Mektupları
   - Gershom Scholem'e
   - Siegfried Kracauer'e
Büyük Sovyet Ansiklopedisi Yayın Kurulu'na Mektup, A. Lunaçarski
"Patolojik Kararsız": Asja Lacis'in Anıları ve Gershom Scholem, Cemal Ener
Asja Lacis'in Meslekten Devrimci Kitabının Benjamin'le İlgili Bölümü

Editörün ve Çevirmenin Notları
OKUMA PARÇASI

Orhan Koçak, Sunuş, s. 7-19

Benjamin'in Moskova Günlüğü'nde, tam kaynaşmadan birbirine dolanan üç öykü çizgisi seçilir. Biri, Letonyalı Bolşevik tiyatrocu Asja Lacis'e aşkıyla ilgilidir. İkincisi, Benjamin'in kendi siyasal bağlanma serüveninin öyküsüdür. Üçüncüsündeyse devrim sonrası Moskova belirir.

Benjamin, 1924'te, Alman yas oyununu konu alan tezini yazmak için gittiği Capri adasında tanışmıştır Asja Lacis'le. Birkaç ay sonra yazdığı bir mektupta da adını anmadan Lacis'ten söz eder: "Bu konu [komünizm] üzerinde düşünürken vardığım sonuçların büyük kısmının bunu tartıştığım insanlar tarafından şaşırtıcı bir ilgiyle karşılandığını sana yazmıştım sanırım – bu kişiler arasında, Duma ayaklanmasından bu yana Parti'de çalışan, olağanüstü bir komünist kadın da vardı." (Capri'de tartıştığı ve etkilendiği birkaç kişiden biri de Ernst Bloch'tur.) Benjamin bu altı aylık tatil süresince Lacis'le birlikte İtalyan anakarasına da geçecek ...

Devamını görmek için bkz.

Gershom Scholem, Önsöz, 1980, s. 21-25

Walter Benjamin'in 6 Aralık 1926'dan Ocak 1927'nin sonuna dek Moskova'da geçirdiği iki aylık süreyi kapsayan Moskova Günlüğü, ondan kalan belgeleri tanıdığım kadarıyla, karşımızda tümüyle benzersiz bir metin olarak durmaktadır. Bu, onun hayatından önemli bir kesite ilişkin sahip olduğumuz, tartışmasız en kişisel, tümüyle ve sakınmasızca en açık yürekli belgedir. Benjamin'in günlük tutmaya yönelik, bize ulaşmış olan ve daima birkaç sayfanın ardından kesilen girişimlerinden hiçbiri bu metinle karşılaştırılamaz; buna, canına kıymayı düşündüğü 1932 yılında yaptığı son derece kişisel açıklamalar da dahildir.

Burada sahip olduğumuz, Benjamin'in hayatında kendisi için önem taşıyan bir döneme ilişkin hiçbir biçimde sansüre uğratılmamış, yani öncelikle de kendisi tarafından sansürlenmemiş bir parçadır. Çeşitli kişilere yazdığı ve bugüne dek bilinen, bize kadar ulaşmış mektuplarının tümünde de, yaz...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Metin Celâl, “Walter Benjamin’in Düş Kırıklıkları”, Radikal Kitap, 15 Haziran 2001

Yirminci yüzyılın en önemli düşünce adamlarından biri. Frankfurt Okulu'nun estetik kuramcılarından. Sanat üzerine ufuk açıcı, sorular soran, çözümler arayan eserlerin sahibi. Walter Benjamin'den söz ediyorum. Benjamin, birçokları gibi benim de hem sanata bakışımda hem de sanatın siyasetle ilişkisini anlamaya çalışmamda kılavuzum olmuş yazarlardan. Dünyaya bakışındaki sorgulayıcılık, sanatın önemini kavrayışı, onun estetik niteliklerini öne çıkartan düşünsel tartışmaları ile Türkçede yayınlanan tüm eserlerini izlemeye çalıştığım bir yazar.

Moskova Günlüğü'nü de aynı heyecanla okudum. Adındaki "günlük" ibaresi özellikle çekici kılıyordu kitabı. Çünkü düşünce dünyasını ne kadar yakından tanımaya, öğrenmeye çalışsam da özel hayatı hakkında pek fazla bilgi sahibi olmadığım bir yazardı Benjamin. İnsan, ister istemez, yazdıklarını önemsediği birinin ha...

Devamını görmek için bkz.

Behçet Çelik, “Moskova’dan Pasajlar”, Virgül, Sayı 44, Ekim 2001

Benjamin'in XIX. yüzyıl Paris'ine ilişkin notları nasıl kapitalizmin doğuşunun ya da yerleşmesinin izini sürüyorsa, Günlük'teki satırlar da sosyalizmin kuruluşuna dair izlenimler sunuyor. Pasajlar'da gözlemlerinden sonuçlar da çıkaran Benjamin'in Moskova izlenimleri, çoğunlukla gördüklerinin fotoğrafından ibaret. "Mekanik yeniden üretim çağında" sözcüklerle yeniden üretilmiş görüntüler belki de.

Belki de, "Benjamin'in Devrimden on yıl sonra Moskova'da gördüğü ve günlüğünde anlatmayı, betimlemeyi seçtiği görüntülerin sıralanışı XXI. yüzyılın okuru için ne anlama gelebilir?" sorusunu sormak gerekiyor bugün.

Benjamin'in Moskova caddelerinde dolaşırken bir dolu eşya topladığını okuyoruz Günlük'te. Afişlere, Lenin resimlerine, Çarlık Rusyası'ndan kalma antikalara, ev içlerindeki eşyaya, eşyanın yerinin sürekli değiştirilmesi...

Devamını görmek için bkz.

Göksel Aymaz, “Tuhaf bir Marxçı: Walter Benjamin”, Radikal Kitap Eki, 15 Haziran 2001

"Buraya 6 Aralık'ta vardım. Garda kimsenin olmayabileceği ihtimalini hesaba katarak, trende bir otelin adını ve adresini aklıma yazdım. (İkinci mevkide yer olmadığını belirterek, sınırda bana birinci mevki farkı ödettiler.) Yataklı vagondan indiğimi kimsenin görmemesi rahatlattı beni..."

Walter Benjamin'in, 9 Aralık 1926 günü tutmaya başladığı Moskova Günlüğü'nün, belki çok basit görünen, oysa o günlerde ve sonradan sayısız aydının paylaştığı içten bir tedirginliği açığa vuran bu satırlarla açılması, yazarın, yalnızca Moskova tanıklığının bütünü açısından değil, toplumculuğun resmî çehresiyle, Sovyet Marxçılığıyla ilişkilerinin bütünü açısından da bir ipucu niteliğinde. Benjamin, trende birinci mevkiyi kendisi seçmemesine, ikinci mevkiden birinci mevkiye zorunluluktan geçmesine, meteliğe kurşun atan Marxçı bir aydın olmasına karşın, yataklı ...

Devamını görmek için bkz.

Atilla Birkiye, "Moskova Günlüğü", Cumhuriyet Kitap Eki, 14 Naziran 2001

Kimi yaşamlar vardır, büyük yaşamlardır bunlar ama, sonları trajiktir. Caudwell gibi, Lorca gibi, Vaptsarov gibi, Benjamin gibi.

Walter Benjamin Yahudi ve Almandır. 20. yüzyılın ilk yarısının en önemli edebiyat eleştirmeni ve estetik kuramcısı olarak tanımlanır.

1892 yılında dünyaya gelen Benjamin, felsefe eğitimi görmüş, ''Alman Tragedyasının Kökeni'' adlı tezi Frankfurt Üniversitesi'nden geri çevrilince, zaten pek hevesli olmadığı ''akademik yaşamına'' son vermiştir.

1930'larda Marksizme yaklaşır, Brecht 'in etkileri görülür. 20. yüzyıl düşüncesine büyük etkisi olan ve Adorno ile Horkheimer yönetiminde New York'ta çıkan Sosyal Araştırmalar Dergisi'nde yazmaya başlar. Artık Avrupa kültür merkezliğini elinden bırakmaktadır, çünkü faşizm tırmanmaktadır.

1933'te Almanya'yı terk edip Paris'te yaşamaya başlayan Benjamin, bir yazısından dolayı 1939'da Alman vatandaşlığından çıkarılı...

Devamını görmek için bkz.

Ceylan Koryürek, "Benjamin ve çocuk", Cumhuriyet Kitap Eki, 6 Eylül 2001

Walter Benjamin baskı ve sömürüye karşı ezilenlerin sözcüsü, burjuvaziye karşı, Marx'a yakın, Nazi baskısından Paris'te yaşar. İktidara muhalif yazılar yazar, 26 Eylül 1940'da İspanya sınırında Gestapo'ya yakalanmamak için intihar eder.

Yaşamı boyunca sınıf mücadelesi içinde tarihle ilgilenir; ayrıntılara sızmış sosyalist düşünceyle yazar. "Ne var ki, geçmişe doğru bu sıçrayıp, kuralları hâkim sınıfın koyduğu bir arenada gerçekleşir. Aynı hamle, tarihin geniş ufkunda diyalektik bir nitelik kazanır. İşte Marx devriminden bunu anlıyordu" der.

Walter Benjamin şair arkadaşı Heine'nin intiharından, yitişten hemen sonra belki de yaşamı yumuşatmak için Hölderlin'in iki şiiri üzerine bir makale yazar. Hölderlin platonik ve imkânsız bir aşkın pençesinde, doğayla bütünleşerek coşku fışkıran eserler yazmıştır. Çok çabuk sevinen ve kırılan bir ruh belki de aşk onu böylesine çocuklaştırmıştı. Walter Benjami...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova