ISBN13 978-975-342-518-6
13X19,5 cm, 216 s.
Liste fiyatı: 27.00 TL
İndirimli fiyatı: 21.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Türklüğü Ölçmek
Bilimkurgusal Antropoloji ve Türk Milliyetçiliğinin Irkçı Çehresi 1925-1939
Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kapak İllüstrasyonu: Aurélie Guillerey
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mayıs 2005
3. Basım: Şubat 2016

Burada "ölçme" ile kastedilen, pozitivist bilimin 20. yüzyıl başındaki prestijinden yararlanarak insan kafatasının, kemiklerinin, alın açıklığının ve benzeri beden parçalarının ölçülmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında bu bilimkurgusal antropolojinin "bilimselliğine" dayanarak "ırkın" bir gerçek sayılması, gerçekmişcesine kullanılmasıdır. Hiç bir insanın ayağına tam gelmeyen, masal kahramanlarına yaraşır, camdan bir ayakkabıdır bu tasarı. Ama bu debdebeli fantastik ayakkabı (ölçü) bir işe yaramıştır: Batı ile onun terimleriyle aşık atabilmek, Batı karşısında "ezeli ve ebedi bir millet" olarak rüştünü kanıtlamak, içerde ise birilerini aşağılamak, etnik ve dilsel çeşitliliği homojen bir kalıba dökmek... Bu ölçme tutkusunun giderek kimin daha Türk, ya da kimin daha vatansever olduğu yargılarına vardığını biliyoruz.

Nazan Maksudyan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun "vatandaşlık" temelinde olduğu iddiasının sadece kağıt üzerinde kaldığını, çünkü ırkçılığın Türk milliyetçiliğine sonradan dahil olmuş, onu bozunduran bir sapma ya da istisna olmadığını, tersine, Türk milliyetçiliğinde daha en baştan güçlü ırkçı tonlar bulunduğunu düşünüyor. İncelemesine konu aldığı Türk Antropoloji Mecmuası'nın devlet destekli bir girişim olarak bunun özel bir örneği ve kanıtı olduğunu gösteriyor.

Türkiye'de ırkçılığı belli bir siyasi çevreyle ve ırkçı edimlerle sınırlayan, ırkçılığın hiçbir zaman –örneğin Avrupa'daki gibi– teorik ve ideolojik bir temele sahip olmadığını varsayan yaygın bir anlayış var. Bu anlayış milli kimliğin kuruluşunda "ırk" kavramının oynadığı temel rolü görmezden geldiği, ya da küçümsediği için Cumhuriyet tarihi boyunca ortaya çıkan çeşitli sonuçları bununla ilişkilendirmekte de güçlük çekiyor. Bu incelemeyi, tarihteki belli bir dönemin aydınlatılması için olduğu kadar, oradan günümüze miras kalmış belirli zorluklara farklı bakılabilmesine olanak sağlayacak önemli bir katkı olarak yayımlıyoruz.

İÇİNDEKİLER
I Giriş
II Antropoloji Disiplini, Irkçılık ve Milliyetçilikle Teorik ve Tarihsel Bağlar
III Türkiye'de Tek-Parti Dönemi Totaliterlik Deneyimi
IV Türk Antropoloji Mecmuası
V Türk Milliyetçiliğinin Irkçı Tonlamaları: İstisna mı Kaide mi?

Ekler
Ek I: On Dokuz ve Yirminci Yüzyıl Antropologlarının Kısa Biyografileri
Ek II: Antropometrik Sözlük
Ek III: Türk Antropoloji Mecmuası'nda Yazan Antropologların ve Ünlü Türkçülerin Kısa Biyografileri

Kaynaklar
Dizin
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 7-14.

Türk milliyetçiliğinin vatandaşlığa dayalı milliyetçiliklerden biri olduğunu, dolayısıyla üstünde yaşanan toprak parçasını temel aldığını ve bireylerin din, dil, ırk gibi farklılıklarını göz ardı eden ortak bir vatandaşlık bağıyla bir arada tutulduklarını savunan güçlü bir tez vardır. Konu üzerine yapılmış çok sayıda araştırmada, hukuki altyapının vatandaşlığa dayalı milliyetçiliği kurumsallaştırmaya çalıştığı ileri sürülür; ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne sıklıkla yaşanmış açıkça ayrımcı pratikler de "uygulama alanındaki normdan sapmalar", yani istisnalar olarak yorumlanır. Yine aynı araştırmalar "kitapta yazan" resmi anlayış ile "yaşanan" gerçek arasındaki derin ayrımın altını çizerler.(1)

Oysa hemen belirtmeliyiz ki Türk milli kimliğinin ve vatandaşlığının yegâne temeli olarak kabul edilen "aynı toprak parçası üzerinde yaşıyor olma" ilkesi çok kısa zamanda alt sıralara düşmüş ve devlet gitgide Tür...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ayşe Koç, “Metre hesabıyla Türkler”, Yeni Aktüel, 6-12 Temmuz 2005

Cumhuriyet'in kurulması izleyen yıllarda Türkiye'de yaşlı, genç,çocuk, kadın, erkek binlerce kişi kafatası kemikleri alın açıklığı, göğüs genişliği, bacak ve boy uzunluğu açısından ölçüme tabi tutuldu. Devletin ve ordunun açık teşvik ve desteğiyle yapılan bu ölçümlerin amacı, bütün dünyada da ivme ve itibar kazanmış ırkçı bir antropolojik anlayıştan türetilmiş "bilimsel verilere" dayanarak Türk ırkının üstünlüğünü kanıtlamaktı.

Türklüğü Ölçmek adlı kitabın yazarı Nazan Maksudyan'a göre devlet hizmetindeki bu antropolojik araştırmalar bilimsel değil ancak bilimkurgusal olarak nitelenebilirdi. İstanbul Darulfünunu (Üniversitesi) yayını olan Türk Antropoloji Mecmuası bünyesinde başlatılan antropoloji araştırmalarının asıl amacı, "şaşmaz" ölçüm teknikleri ve aletleri olan, saf pozitif bilim kisvesi altında tartışılmazlık iddiası taşıyan bu antropoloji vasıtasıyla, ...

Devamını görmek için bkz.

Mıgırdiç Margosyan, “Ölçü meselesi”, www.evrensel.net, Temmuz 2005

Kirvem, birey olarak her birimiz şu ya da bu coğrafyada, şu ya da bu toplumda, şu ya da bu zaman diliminde gözümüzü açıp dünyaya elimizde olmadan “Ceee!” dedikten kellim, gari ister Darwin’in Evrim Teorisi’nden veya kutsal kitaplardaki Adem Baba-Havva Ana ikilisinden türeyen nesillerin torunlarının torunları olarak gele gele tosladığımız yirmi birinci yüzyılda insan kimliğimizle geçmişimizi kurcaladığımızda kimimiz anlı şanlı tarihlerle sözde avunurken, kimimiz masa başında oturup elimize diviti, kalemi alıp kendi paşa gönlümüze, kendi zevkimize uygun dört dörtlük “milli” bir tarih döktürüp sonra da bunu okullarımızda çocuklarımıza ezberletip böylece onların körpecik dimağlarını “üstün ırk”, “asıl kan” gibi kırk türlü bulamaçla iyice yoğurup böylece toplumlar arasında yaratılan yüzeysel farklılıklarla kimine “öteki”, “beriki”, “dağdaki” damgasını basarak şu kıçı kırık âlemde oyalanıp durooruz!

Nitek...

Devamını görmek için bkz.

Kemal Varol, "Türk'ün antropoloji ile imtihanı", Radikal Kitap Eki, 1 Temmuz 2005

Türklüğü Ölçmek-Bilimkurgusal Antropoloji ve Türk Milliyetçiliğinin Irkçı Cephesi adlı kitap, Türk milliyetçiliğine yön veren temel sebebin izini 1925 ile 1939 tarihleri arasında İstanbul Darülfünunu (üniversitesi) tarafından yayımlanan Türk Antropoloji Mecmuası'nı inceleyerek arıyor. Maksudyan, "Türk milliyetçiliğinin vatandaşlığa dayalı milliyetçiliklerden biri olduğu, dolayısıyla üstünde yaşanan toprak parçasını temel aldığını ve bireylerin çeşitli farklılıklarını göz ardı eden ortak bir vatandaşlık bağıyla bir arada tutulduklarını savunan tezin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana sıklıkla yaşanmış olan ayrımcı pratikleri 'uygulama alanındaki normdan sapmalar' olarak yorumladığını" belirtiyor. Bu tezi geçerli bulmayan Maksudyan, bizzat devlet tarafından desteklenen ve yeni kurulan cumhuriyetin resmi politikalarına ve çizmeye çalışılan mi...

Devamını görmek için bkz.

Mehmet Ali Gökaçtı, "Sabırlı ve titiz bir çalışma", Radikal kitap Eki, 1 Temmuz 2005

Britannica, ilgili maddede antropolojiyi tarif ederken insanla ilgili bir bilim dalı olduğunu belirttikten sonra fiziksel ve kültürel antropoloji olarak ikiye ayrıldığı bilgisini de verir. Tarihten farklılığını vurgulamak için de, tarih gibi belgelere dayanmak yerine insanların etkinliklerini ve ürünlerini olabildiğince dolaysız bir biçimde gözlemlemeyi esas aldığını belirtir. Bu arada söz konusu değerlendirmeye, yapılan araştırmalarda elde edilen sonuçların insanlığın gelişimine yaptığı katkıdan hareketle, tarih biliminden daha farklı bir özellik de iliştirilir.

Keşifler çağının başlaması ile birlikte bilim olma yolunda ilk adımları atılan antropolojinin, o günlerdeki öncelikli çabası, uzak diyarlarda beyaz adamın karşısına çıkan bu insanları, ama birçok özellikleri itibarıyla farklı olan insanları incelemek ve daha yakından tanımaktır. Bu arada 18 ve 19. yüzyıllarda doğal yaşam fo...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova