Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-605-316-102-8
13x19.5 cm, 120 s.
Liste fiyatı: 14,00 TL
İndirimli fiyatı: 11,20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Engin Geçtan diğer kitapları
Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar, 1975
İnsan Olmak, 1983
Psikanaliz ve Sonrası, 1988
Varoluş ve Psikiyatri, 1990
Kırmızı Kitap, 1993
Dersaadet'te Dans, 1996
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, 1997
Kimbilir?, 1998
Kızarmış Palamutun Kokusu, 2001
Hayat, 2002
Tren, 2004
Seyyar, 2005
Kuru Su, 2008
Zamane, 2010
Mesela Saat Onda, 2012
Rastgele Ben, 2014
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Orada, Bir Arada
Yayına Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Deseni: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2017

Meslek hayatı boyunca, otuz yılı aşkın bir zaman sürdürdüğü grup psikoterapi seanslarından karakteristik bir kesit aktarıyor Engin Geçtan. Sürecin kendine has dinamiklerine işaret ederken, bazı temel prensiplerin de altını çiziyor. Grup psikoterapide "grubun bütünleşmesi" denen başlangıç evresine odaklanan bu metin meraklı okura bir örnek sunmayı amaçlıyor.

"Bu grup çalışmasına katılan sizler, birliktelik yaşantıları yaratma ve bunu gerçekleştirirken her birinizin kendisini daha iyi tanımasına zemin hazırlama amacıyla bir araya geldiniz.

Toplumumuzda karşılıklı ya da tek taraflı dert anlatmayı ilişki zanneden çok insan var. Ancak burası dertleşme ya da dış dünyada yaşadıklarınızı paylaşma yeri değil. Amacımız bu odanın sınırları içinde olabildiğince bütünlük yaratmak, bu da sizlerin buraya yaptığınız katkılarla gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla şu andan itibaren ben kenara çekilerek sizleri baş başa bırakıyorum."

İÇİNDEKİLER
1. Tanışma
2. Tartma
3. Açılma
4. Paylaşma
5. Kaynaşma
6. Bütünleşme
7. Tatil Öncesi
OKUMA PARÇASI

Tanışma, s. 11-13

Buluşmaya ilk gelen Asma oldu. Sarıya çalan kumral saçlı, bal rengi gözleri ürkek bakan genç kadın otuzlu yaşlarının başında. Sekreter koridorda ona yol gösterirken tedirgin. İlk gelen o olduğu için, toplantı odasına girdiklerinde henüz başka kimse yoktu. İçeride birkaç adım attıktan sonra durup, daire şeklinde düzenlenmiş dokuz koltuğu gözleriyle tek tek inceledi. Sonunda birine karar verip oturdu, iğreti. Kendisinden önce birilerinin gelmiş olacağını düşünerek, nerede oturacağı konusunda seçeneklerinin sınırlı olacağını ummuştu. Ama şu anda, seçim yapma ve karar verme zorluğu olan biri için can sıkıcı bir durumla karşı karşıya. Önce, tam karşısına gelen koltuğa gözünü dikti, yerinden kalkıp oraya yürüdü. Koltuğa oturmak üzereyken aniden vazgeçip yanındaki koltuğa oturdu. Vücudunu sağa sola oynatarak kendini koltuğa alıştırmaya çalıştı, sonra oradan da kalkıp biraz önce vazgeçtiği yan koltuğa geçti. Ve o anda odanın girişinde bir genç adamın kendisine bakmakta olduğunu fark etti. Yirmili yaşlarında, gür ve kabarık saçlı, yumuk gözlü, soluk tenli adam Asma’ya gülümsedi.

HÜNKÂR: Merhaba! Adım Hünkâr.

Asma onun kendisini ne zamandan beri izlemekte olduğunu bilememenin bozgunuyla kekeledi.

ASMA: A-Asma ben! Memnun oldum.

Ardından bir ses daha duyuldu:

MİRALAY: Ben de Miralay.

Hünkâr’ın hemen ardından beliren, orta yaşlı, çatlak sesli, ifadesiz yüzlü adamdı bu. Sivri burunlu, şakakları kırlaşmış, cildi pembenin çeşitli tonlarında, elli yaşlarında. Onlar koltuklarına yerleştikten sonra Asma tekrar yer değiştirmek için uzağındaki başka bir koltuğu gözüne kestirdi, ama kımıldamaya cesaret edemedi. İki geniş penceresi ağaçlı bir bahçeye bakan odada üçü bir süre sessizce oturdular, gözlerini birbirinden kaçırmaya çalışıp, bakışları kazara buluştuğunda zoraki gülümseyerek. Birbirlerine yaklaşmak ister gibiler ama bundan korktukları belli, tehlike ne diye sorulsa verecek cevapları yok. Sessizlik sürerken kapıda iki kişi daha göründü. Şişman bir kadın, kırklarında, solgun teni makyajsız. Özensiz görünmeye çalışılmış görüntüsünün ardında sanki farklı bir dünya maskelenmiş hissini veriyor. Kimseyi selamlamadan ve kendini tanıtmadan kapıya yakın bir koltuğa oturdu. Açıklamadığı adı Karyoka. Onun da ardından mavi gözlü, kumral saçlı, şık ve havalı bir adam göründü. Adının Baraka olduğunu açıklayıp herkesi selamladı. Odadaki sessizlik sürerken, kapıda grubun son üç üyesi göründü. Birlikte gelmiş gibi görünseler de birbirlerini tanımadıkları belli. Ellisini yakın zamanda aşmış şık kadın, girerken “Ben Mahidevran!” diyerek odadakilerin yüzüne bakmadan kendini tanıttı. Fatima esmer tenli, dünyayı umursamaz görünmeye çalışan bir kız, yirmilerinde. İçeri adımını attığı anda şımarık bir tavırla herkese seslendi, kendi tarzında.

FATİMA: Selam millet!

Ve karşılık alamadı. Odadakiler içeri kimse girmemiş gibi başka yönlere baktılar. Kızın suratı sarktı ve kalan yerlerden birine ilişti. Son gelen kırk yaşın biraz altında gibi, afacan yüzlü, rahat tavırlı bir adam, biraz tombul da olsa yakışıklıca. Oturanların yüzlerine bakmadan yüzünde hafif bir gülümsemeyle ellerini birleştirip “Namaste,” diyerek Hindu selamı verdi ve son iki koltuktan birine yerleşti, adı Tabu. Hemen ardından Dr. Q da içeri girip kalan son koltuğa oturdu.

DR. Q: Hoş geldiniz!

Kısa bir süre duraksayıp devam etti:

DR. Q: Bu grup çalışmasına katılan sizler, birliktelik yaşantıları yaratma ve bunu gerçekleştirirken her birinizin kendisini daha iyi tanımasına zemin hazırlama amacıyla bir araya geldiniz. Burada yaşanacaklar bu odadan oluşan parantezin sınırları içinde kalacaktır. Üyelerin bu ortam dışında bağımsız ilişkiler kurması, toplumumuzda yaygın olan arkadan konuşma unsurunu içereceğinden, kurallarımıza aykırıdır. Burada yaşadıklarınızı burada ifade edersiniz ya da imtina edip içinizde tutarsınız. Bu konudaki seçiminizin sonuçlarından kendiniz sorumlusunuz ve buradaki herhangi birine karşı içinizde tuttuğunuz duyguları topluluğun dışında dile getiremezsiniz. Eğer aranızda grubun dışında bir iletişim olursa orada yaşananları bizlerle paylaşmakla yükümlüsünüz. Aksi takdirde üyeliğiniz sona erdirilebilir. Toplumumuzda karşılıklı ya da tek taraflı dert anlatmayı ilişki zanneden çok insan var. Ancak burası dertleşme ya da dış dünyada yaşadıklarınızı paylaşma yeri değil, onları kendinize ya da yakınlarınıza saklayıp sadece burada ve o anda yaşanmakta olanlara odaklanmanız gerekiyor. Bunu hakkını vererek gerçekleştirebilmeniz biraz zaman alabilir. Buradaki beraberliğinizden ikili dostluklar edinme hayaline kapılmamanızı öneririm. Sizleri ben bir araya getirdim, yani hazır bir sosyal ortam buldunuz, oysa dostluklar emek ve zaman ister. Amacımız bu odanın sınırları içinde olabildiğince bütünlük yaratmak, bu da sizlerin buraya yaptığınız katkılarla gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla şu andan itibaren ben kenara çekilerek sizleri baş başa bırakıyorum.

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Filiz Aygündüz, "Geçtan, insanı anlatmaya devam ediyor!", Milliyet, 8 Ekim 2017

Mevsimlerin seyrini değiştiren kitaplar vardır. Havalar soğumuş, güzelim yaz gelmiş geçmiş. Ama işte bir kitap çıkagelir. Peşi sıra da bahar. Engin Geçtan kitapları onlardandır. Geçen hafta Metis etiketiyle yayımlanan Orada Bir Arada'yı elime aldığımda yağmur yağıyordu. İlk sayfada cemre toprağa düştü yeniden...

Kendiyle geçinmeye gönlü olanlar için, aynadaki suretle yüzleşmeye yardım eder Geçtan’ın kitapları. İnsan ruhunun perdelerini aralar; bazen güneş dolar içeri, bazen zifiri karanlık bir geceyle karşılaşırsınız. Her karşılaşma ilaç gibidir. Şifa verir. Herkesin anlayabileceği bir üslupta, incelikli, serinkanlı, nefis bir Türkçeyle yazar Engin Geçtan.

Uzmanlık alanı psikiyatri olmakla birlikte, edebiyat alanında yedi kitabı bulunan Geçtan, edebiyat dışı kategoride ise 10 kitaba imza attı. Orada Bir Arada da bu ikinci kategoriden. Hem çok da fazla bilmediğimiz grup terapi metodunu işliyor hem karakterlerin hikâyelerini özel bir edebiyat lezzetiyle ince ince dokuyor. Aslında Geçtan, edebiyat ve edebiyat dışı alanlardaki her kitabında yaptığı gibi insanı anlatmaya devam ediyor.

Yeni kitabı Orada Bir Arada'yı yazarken meslek hayatının farklı dönemlerinde, 30 yılı aşan grup psikoterapi deneyimlerinden esinlenmiş Geçtan. Adları Asma, Hünkar, Mahidevran, Miralay, Fatima, Tabu, Karyoka ve Baraka olan sekiz kişiden oluşuyor kurgu grup. Birbirleriyle kurdukları ilişki üzerinden hem onları tanıyoruz hem sorunlarını. Tanışma, Tartma, Açılma, Paylaşma, Kaynaşma, Bütünleşme ve Tatil Öncesi adı verilmiş toplam yedi bölümde. Dr. Q, seansı “Bu grup çalışmasına katılan sizler, birliktelik yaşantıları yaratma ve bunu gerçekleştirirken her birinizin kendisini daha iyi tanımasına zemin hazırlama amacıyla bir araya geldiniz” diyerek açıyor. Üyelerin terapi ortamı dışında bağımsız ilişkiler kurmasının kurallara aykırı olduğunun altını çiziyor. Grup terapi ortamının bir dertleşme ya da dış dünyada yaşadıklarını paylaşma yeri olmadığını, sadece orada ve o anda yaşanmakta olanlara odaklanılması gerektiğini vurguluyor ve ekliyor: “Sizleri ben bir araya getirdim, yani hazır bir sosyal ortam buldunuz, oysa dostluklar emek ve zaman ister.”

Ve seans başlıyor. Önce uzun bir sessizlik. İlk kişinin sözü almasıyla, karakterlerin dünyasına giriyoruz. Küçük tartışmalar, yanlış anlamalar. Isınma. Alışma. Birbirleriyle kurdukları ilişkileri diyaloglar üzerinden okurken kendileriyle kurdukları ilişkiyi gözlemliyoruz. Her birinin daha önce belli bir terapi geçmişi olduğu için birbirinden değerli yorumlarla karşılaşıyoruz. Bambaşka hayatlardan, zorlu yaşantılardan gelen bu insanların hikâyeleri kendi hikâyemize de göz atma fırsatı veriyor.

Çok özel bir kitap Orada Bir Arada. Onu bu kadar özel kılan, kuru bir psikiyatri kitabı olmayıp, okura novella tadı vermesi. Edebiyatla edebiyat dışının görkemli bir buluşması olması. 85 yaşındaki bir psikiyatri profesörünün 56 yıllık mesleki deneyiminden süzülmesi.

Bize kitaplarınızla gelen baharları yaşatmaya devam edin Engin Geçtan.

Kaleminizin önünde saygıyla eğiliyorum...

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.