ISBN13 978-975-342-787-6
13x19,5 cm, 176 s.
Liste fiyatı: 22.50 TL
İndirimli fiyatı: 18.00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Alain Badiou diğer kitapları
Etik, 2004
Sonsuz Düşünce, 2006
Komünizm Fikri, 2012
Dün Bugün Jacques Lacan, 2013
Platon’un Devleti, 2015
Fransız Felsefesinin Macerası, 2015
Alman Felsefesi Üstüne Diyalog, 2017
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Başka Bir Estetik
Sanatlar İçin Küçük Bir Kılavuz
Özgün adı: Petit manuel d'inesthétique
Çeviri: Aziz Ufuk Kılıç
Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç, Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2010
3. Basım: Haziran 2017

"Didaktizm, romantizm, klasisizm... sanat ile felsefenin birbirine düğümlenmesine ilişkin olası şemalar bunlardır; sözü geçen düğümün üçüncü unsuru da öznelerin, özellikle de gençlerin eğitimidir.

"Ancak, bana göre, sona ermekte olan yüzyılımızın ayırıcı özelliği, bu üç şemaya doymuş olduğu halde yeni bir şema geliştirmemiş olmasıdır. Bunun bir sonucu olarak günümüzde, düğümün unsurları arasında bir çözülme, sanat ile felsefe arasında umutsuz bir bağlantısızlık, bu ikisi arasında gidip gelen şeyin (eğitim izleğinin) tam anlamıyla gerilemesi söz konusudur.

"Bu küçük kitabın etrafında döndüğü tez de işte bu gözlemden geliştirilmiştir: Böyle bir doyma ve kapanma hali karşısında yeni bir şema, felsefe ile sanat arasında dördüncü bir düğümleme biçimi, önermeye çalışmak lazım." -Alain Badiou

Badiou'nun "başka bir estetiği" araştıran bu kılavuzu, estetiği felsefenin bir alt disiplini olarak değil, estetik ürünlerin dile getirdiklerini başlı başına bir felsefe olarak okumaya dönük bir girişim. Bunun için şiir, dans, tiyatro ve sinemayı kateden ve tekrar şiire dönen yazar, sanatın, daha doğrusu başta Mallarmê, Pessoa ve Beckett olmak üzere sanatçıların kendi felsefelerinin peşine düşüyor. Başka bir estetik: artık estetik-olmayan bir estetik. Duyumsallığın bugünkü yerinin karşısına yerleşmiş bir estetik. Belki ancak estetiğin içinden geçerek oluşturulabilecek bir estetik.

İÇİNDEKİLER
1 Sanat ve Felsefe
2 Bir Şiir Nedir ve Felsefe Şiir Hakkında Ne Düşünür?
3 Fransız Filozof Polonyalı Bir Şaire Yanıt Veriyor
4 Felsefi Bir Görev: Pessoa'nın Çağdaşı Olmak
5 Şiirsel Bir Diyalektik: Lebîd Bin Rebia ve Mallarmé
6 Düşüncenin Metaforu Olarak Dans
7 Tiyatro Üzerine Tezler
8 Sinemanın Sahte Hareketleri
9 Varlık, Varoluş, Düşünce: Düzyazı ve Kavram
10 Kır Tanrısının Felsefesi

Yararlanılan Metinler
OKUMA PARÇASI

1. Bölüm: Sanat ve Felsefe’den, s. 11-15.

Öteden beri hastalık belirtileri göstermiş, gelgitli, çarpıntılı olmuş bir ilişki.

Kaynağında Platon'un şiir, tiyatro ve müzik hakkında verdiği ihraç hükmü var. Zamanının bütün sanatlarını yakından tanıdığı gayet açık olan felsefenin kurucusunun, Devlet'te bütün sanatlar arasından yalnızca askeri müzik ile vatansever şarkılara yer verdiğini belirtmek gerek.

Öteki uçta ise, sanata yönelik sofuca bir kendini adamayı, yani teknik nihilizmin bir tezahürü olarak düşünülen kavram'ın (dünyayı kendi çaresizliğinin gizil Açıklık'ına sunması bakımından benzersiz olan) şiirsel söz önünde pişmanlıkla diz çökmesini buluyoruz.

Ama her şey bir yana, sofist Protagoras sanat öğreniminin eğitimin anahtarı olduğuna ta o zamandan işaret etmişti. Protagoras ile şair Simonides arasında bir ittifak vardı; Platon'un Sokrates'i de, bu ittifakın kopardığı çıngarı boşa çıkarmaya, düşünülebilir yoğunluğunu da kendi gayesinin hizmetine koşmaya ç...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Yeliz Kızılarslan, “Sanatın hakikatle imtihanı”, Radikal Kitap Eki, 11 Aralık 2010

Sanat ve felsefe ilişkisi Platon’dan itibaren efendi-köle diyalektiği üzerinden kurgulanır. Sanatın dış dünyadaki gerçekliği ‘hakikat’ kavramı aracılığıyla bire bir yansıtabileceği görüşünü savunan Platon’un ideal toplum modelinde, elbette şairler ve müzisyenler gereksizdir. Taklit anlamına gelen mimesis kuramında Platon, ünlü mağara metaforu aracılığıyla hakikati bir öz olarak sunarak, sanatın ancak taklidin taklidi olabileceğini belirtir. Aristoteles’in, bir tür sanatsal günah çıkarma anlamına gelen catharsis öğesiyle sanatın masumiyetini teslim etmesinin ardından, klasik sanatın temeli olan didaktizm, mimetik özü koruyarak 20. yüzyıla kadar hakikat peşinde koşmaktan vazgeçer görünür.

Sanatla felsefe arasında barış imzalayan Aristoteles, sanatın ‘hoşa gitme’ ve beğeni elde etme arzusuna riayet ederek sanatta hakikat arayışı yerine, imgeler yoluyla ‘gerçeğe benzerlik’ kavramını ilan ...

Devamını görmek için bkz.

Ali Galip Yener, “Felsefe-şiir ilişkisi bağlamında Alain Badiou’nun Başka Bir Estetik’i üzerine notlar”, Akatalpa Edebiyat Dergisi, Ocak 2011

Alain Badiou (1937) Türkçede kimi önemli incelemeleri yayımlanmış saygın bir düşünür ve yazar. Birçok roman, oyun ve deneme de kaleme almış olan Badiou, Türkçede Etik adlı yapıtı (Metis, 2004) ve Sonsuz Düşünce (Metis, 2006) başlıklı bir derlemesi ile tanınıyor. “Sanatlar İçin Küçük Bir Kılavuz” alt başlıklı Türkçeye çevrilen son kitabının tanıtımını sunacağım bu yazıda ağırlıklı olarak düşünürün felsefe-estetik-şiir ilişkisi üzerine notlarını ele alacağım. Badiou, başka bir estetik derken: “Estetik olmayan (inesthétique) ile kastı[nın], sanatın kendi başına hakikatler ürettiğini öne süren, ama sanatı herhangi bir biçimde felsefenin nesnesi yapmaya kalkışmayan bir ilişki, felsefenin sanatla kurduğu özel bir ilişki” olduğunu yazar.(

Devamını görmek için bkz.

Ömer Erdem, “Başka... Başka!”, Radikal Kitap Eki, 27 Kasım 2010

‘Karşılaştırmalı edebiyata pek inanmam. Ama büyük şiirlerin evrenselliğine inanırım; her zaman felakete yakın sonuçlar veren bir yaklaşıklık diye tanımlayabileceğimiz çeviri aracılığıyla sunulmuş olsalar bile’ cümleleri eşliğinde özel bir dikkatle okumalı Alain Badiou’nun Başka Bir Estetik kitabını. Çeviri çağındayız ve hele Türkiye’de her şey çevirinin egemenliğinde. Hatta baskısında. Evet, bir çeviri baskısından söz edilebilir rahatlıkla. Yayımlanan yüz kitaptan neredeyse seksen tanesi çeviri. Telif ne kadar artarsa çeviri de artmalı. Badiou, çeviriyi, şiir çevirisini bambaşka bir anlamda devreye soksa bile, şiir dışı metinler için de geçerli bu. Çoğunlukla iyi niyet, yetkinlik hatta başarı da yeterli gelmiyor çevirinin karıştığı kültür ortamına. İlişkiler arası doğallık dediğimiz bir şey var ve o eksik işte bizde. Kendi üretmediğimiz bir hayatı, metinlerden ödünç a...

Devamını görmek için bkz.

Ahmet Adnan Azar, “Estetiğin içinden geçme halleri”, Cumhuriyet Kitap Eki, 11 Kasım 2010

2006'da yayımlanan Sonsuz Düşünce başlıklı derlemesiyle tanıdığımız Alain Badiou’nun Başka Bir Estetik adlı çalışması, özenli çevirisi ve göz alıcı tasarımı ile okur önünde. Badiou’nun farklı bir estetiği arayan bu kılavuzu, bağımsız bir felsefe olarak yeni bir “okuma” girişimi.

Şiir, dans, tiyatro ve sinema koridorlarında yol alan, yeniden ve yeni bir bakışla yine şiire eğilen Badiou, bu alanlarda var olan sanat türlerinin ürettiği felsefeye, disiplinlerarası karmaşık ilişkiler bütünü içinde tarihsel olarak birbiriyle eşleşen sanat ve felsefeye bakıyor; bu düğümü anlaşılır kılma yolunda değerli bir katkı koyuyor.

Felsefi kimlik saptaması

Felsefe ve sanat arasındaki ilişkiyi, hakikat ile gerçeğe benzerlik arasındaki çizginin tespit edilmesine bağlayan yazar, didaktizm, roman...

Devamını görmek için bkz.

Suat Hayri Küçük, “Devrim hakikattir; yaşam bir ütopya”, Birgün Kitap Eki, 13 Kasım 2010

Yaşam, en radikal indirgenmesinde üç tür deneyimin ürettiği bilgi, duygu ve bedenden ibarettir: Şeylerle, şeylerin adlarıyla ve şeylerin imgeleriyle. Bir şey olarak burjuva, onun adı ve imgesiyle karşılaştığımızı düşünelim. Burjuvayla kökten bir hesaplaşma, ancak onun imgesiyle karşılaştığımızda zuhur edecektir. Burjuvanın imgesini deneyimlerken neşet edecek olan şey, onun kendisi ve adından fazlası olacaktır. Bu fazlaya yerleşerek, onun eksiğini duyumsarız. İşte olay, durum ve kendilik bu duyumsamada meydana gelir. Tüm şeylerde olduğu gibi burjuvanın da, kendisi ve adıyla karşılaşmanın benzerlik ekseninde bilgiler üretmesine karşın, imgesiyle karşılaşmanın farkı ve karşıtlığı açığa çıkarır. Benzeterek anlamanın uzlaştırıcılığından, farkı görmenin çatışmacı estetiğine sarkmak için, şeylerin imgeleriyle kurduğumuz ilişki etik ve politik olanı da kımıldatacaktır. Bu farklılık bölgesin...

Devamını görmek için bkz.

Soreş Oruç, “Sanatlar için başka estetik”, Kitap Zamanı, 6 Aralık 2010

1 a) Teori Neydi-Ne Oldu?

Badiou’nun Önemi

900’lerin ikinci yarısı teoriyle haşır neşir olanlar için Fransız Asrı’ydı. Dilbilim, psikanaliz, felsefe, semiyotik, semiyoloji, fenomenoloji ve edebiyat teorileri, ‘eleştirel teori’ denebilecek bir üst başlıkla iç içe geçmiş; yine mezkur ikinci yarıda oluşan ve günümüzde pek de bir etkisi kalmayan ‘bilim’ dalları tam bir hükümranlık sürmüştü. Lakin, ‘post-modern’ mefhumunun dolaşıma girmesiyle beraber, bütün Fransız Asrı, daha o zamanlardan izlenebilecek bir göç izleğiyle Amerika’ya geçmiş ve en önemli temsilcileri arasında Jameson’un sayılabileceği düşünürler tarafından ‘post-modern’ başlığıyla sunulmaya başlanmıştır.

Post-yapısalcılıkla başlamış, ama işsiz ve yersiz yurtsuz kalmış akademiklerin zaten hiçbir zaman dillerinden düşürmediği ‘son’, ‘çöküş’, ‘yıkım’, ‘yeni’ ve ‘post’ başlıklarıyla sunulan logos kıyameti, kül...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova