 | | ISBN13 978-605-316-475-3 | | 13.5 x 21.5 cm, 312 s. |
Liste fiyatı: 520.00 TL İndirimli fiyatı: 416.00 TL İndirim oranı: %20 {"value":520.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11674","item_name":"Aydınlanma'nın Diyalektiği","discount":104.00,"price":520.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et | Polemikler1. Basım Liste Fiyatı: 280.00 TL yerine armağan |
| Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Aydınlanma'nın Diyalektiği Felsefi Fragmanlar Özgün adı: Dialektik der Aufklärung Philosophische Fragmente Çeviri: Şeyda Öztürk Yayıma Hazırlayan: Savaş Kılıç Kapak Tasarımı: Semih Sökmen Açıklayıcı Notlar: Şeyda Öztürk |
Yirminci yüzyılın en önemli düşünce klasiklerinden olan Aydınlanma’nın Diyalektiği, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yazılmıştı. Yazarlar Batı uygarlığının 1930’lardan itibaren kendi kendini yok etmeye yönelik adımlar atmasının arkasındaki dinamikleri anlamaya çalışıyorlardı. Yaptıkları analizler yaygın savaş tehdidinin kol gezdiği günümüzü anlamak için de işlevsel: “Saygıdeğer çeteler” tahakkümlerini sürdürmek için, ortaya attıkları fikirleri saygıdeğer olmayan çetelere uygulatmaya devam ediyorlar. Aydınlanma’nın eleştirisinden daha radikal bir Aydınlanma tasavvuruna geçmeyi başaramadık. Sermayenin toplum üstündeki tahakkümü sürüp gidiyor. Yine de Aydınlanma’nın Diyalektiği’nde vurgulanan eleştirilerden kadın hakları ve hayvan hakları gibi sorunlar aradan geçen zaman içinde güçlü birer mücadelenin konusu haline geldi. Kültür endüstrisinde, özellikle Hollywood sineması bağlamında dile getirilen, içeriğin giderek seyrelip neredeyse buharlaştığı, yerini efektlere ve kendi kendini kopyalamaya bıraktığı eleştirisi artık elle tutulur bir hal almış durumda. Neyse ki endüstriyel üretime direnen bir sinema ve sanat da var günümüzde. İlk yayımından yaklaşık seksen yıl sonra Aydınlanma’nın Diyalektiği hâlâ çok güncel: “Aklın açtığı yaraların çaresini daha az değil daha çok akılda” aramaya davet ediyor bizi. Şeyda Öztürk’ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla.  | İÇİNDEKİLER |
Yeni Basıma Sunuş (1969)
Önsöz (1944-1947)
Aydınlanma Kavramı
Arasöz I: Odysseus ya da Mit ve Aydınlanma
Arasöz II: Juliette ya da Aydınlanma ve Ahlak
Kültür Endüstrisi: Kitlelerin Aldatılması Olarak Aydınlanma
Antisemitizmin Unsurları: Aydınlanma’nın Sınırları
Notlar ve Taslaklar
Türkçe Çeviriye Açıklayıcı Notlar
 | OKUMA PARÇASI |
Önsöz (1944-1947), s. 13-17 İlk provasını Friedrich Pollock’a adadığımız bu çalışmaya başlarken, ellinci doğum gününde kitabın tamamını ona sunmayı umuyorduk. Ama işin içine girdikçe, üstlendiğimiz görevin büyüklüğüyle güçlerimiz arasındaki orantısızlığı giderek daha net şekilde gördük. Hedeflediğimiz şey düpedüz insanlığın gerçekten insana yaraşır bir düzene geçmek yerine neden yeni bir tür barbarlığa gömüldüğünü tam anlamıyla kavramaktı. Bu izahın içerdiği güçlükleri hafife almıştık, çünkü mevcut bilince hâlâ haddinden çok güveniyorduk. Modern bilimsel faaliyetlerde büyük buluşların bedelinin teorik eğitimdeki bozulmanın giderek artmasıyla ödendiğini yıllardır belirtiyor olsak da çalışmamız özellikle uzmanlık alanlarına dair öğretilerin eleştirisi ya da sürdürülmesiyle sınırlı kaldığı sürece bu faaliyetleri belli bir noktaya kadar takip edebileceğimizi sanmıştık. Çalışmamız hiç değilse tematik düzeyde geleneksel disiplinlere, sosyolojiye, psikolojiye ve epistemolojiye bağlı kalacaktı. Gelgelelim, burada bir araya getirdiğimiz fragmanların da gösterdiği üzere, bu güveni bir yana bırakmamız zorunluydu. Bilimsel mirasın özenle geliştirilmesi ve sınanması, özellikle de pozitivist tasfiyeciler eliyle işe yaramaz bir ağırlık olarak unutulmaya terk edildiği noktalarda, bilginin belirleyici bir ânını teşkil eder, doğru; ama burjuva uygarlığının iflas ettiği mevcut durumda sadece bilimsel faaliyet değil, bilimin anlam ve maksadı da şaibeli bir hal almı... | Devamını görmek için bkz. |  |
|