 | | ISBN13 978-605-316-464-7 | | 13x19,5 cm, 152 s. |
Liste fiyatı: 285.00 TL İndirimli fiyatı: 228.00 TL İndirim oranı: %20 {"value":285.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"11661","item_name":"Saf Canavar","discount":57.00,"price":285.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et |
| Sandık Lekesi, 2000 | | Doyma Noktası, 2002 | | Esir Sözler Kuyusu, 2004 | | Yere Düşen Dualar, 2006 | | Yüzünde Bir Yer, 2009 | | Karaduygun, 2012 | | Sultan ve Şair, 2013 | | Barbarın Kahkahası, 2015 | | Aramızdaki Ağaç, 2019 | | Gaflet, 2019 |
| Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Saf Canavar Kapak Tasarımı: Emine Bora |
“Dünyasını yitirenler, ancak o zaman evreni keşfeder. “İçime doğanı sakınacak değilim. Bundan kaçamam zaten. Ama gördüğünüz gibi anlattıkça kayıp veren ulu bir cahilim ben. Bir kelleyi bulmakla lanetli, kendi mahvımı anlatıyorum. Yazılmışla yazılamaz arasındaki sınırı hâlâ bilmiyorum. O yüzden gerekeni siz yapın lütfen. Bütün bu anlattıklarımla az sonra anlatacaklarımı ateşe tutmayı unutmayın.”  | OKUMA PARÇASI |
BİR LEOPAR GÖRDÜM. Kemiklerime işleyen bir kış günü dizlerime kadar kara batmış, unutulmuş bir ormanın kıyısındaydım. Hayvan yolundan sapıp beni bulmaya mı geldi, yoksa çağırıldım mı, bilmiyorum. Yürüdüğü yeri dolduran göz kamaştıran bir iradeyle kendinden başka hiçbir şeyi içermeyen tastamam bir varlıktı. Altın ışıkların parladığı kürkünde, hareket ettikçe devinen kara benekler yüzünden aklımı kaçıracaktım. Kuyruğun bilinci, havada salınırken kurduğu denge, bildiğim hiçbir yasaya ait değildi. Kuyruğun bağlı olduğu kalp bir tek ormana açıktı. İstesem de leoparın evreninde yoktum. Ondan çıkan bütün imgeler tekrar ona dönüyordu. Ama yaklaştıkça biri daha belirdi fazladan. Bir kadın. Ya benden taşıyordu ya da leopardan. O ormanın sınırında günlerdir yolunu gözlediğim bir kadındı hayvanla aramızdaki gizli sözleşme. Leoparın değil, benim artığımdı.  | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
A. Ömer Türkeş, "Dışarıda değil, tamamen içeride", sanatatak.com, 15 Mayıs 2026 2016’da yayımladığı ‘Barbarın Kahkahası’ndan bu yana yeni bir Sema Kaygusuz romanı okumamıştık. 10 yıl süren sessizlik nihayet sona erdi ve Kaygusuz, şaşırtıcı bir romanla okuyucularla buluştu. Şaşırtıcı, çünkü ‘Saf Canavar’ edebiyatımızda az sayıda örneği verilen bir türde yazılmış; bilim kurgu motifleri de içeren özgün bir distopik roman. Malzemesini çok iyi kullanarak okuyucuyu hemen içine çeken bir hikaye anlatmış Kaygusuz. Tartışmaya değer pek çok konu başlığa açılabilir. Uygarlık eleştirisi en görünür olanı. Her katmanlı metin gibi ‘Saf Canavar’ da okuyucunun kendi kültüründen, tarihinden, dünya görüşünden taşıyacağı birikimle yeni anlamlara açılacak bir zenginliğe sahip. Mira’nın Hikayesi ‘Saf Canavar’, Karabalık isimli bir kadının ağzından anlatılıyor. Ne tuhaf isim demeyin; O, karabalığı bulmakla görevli Karabalık Bekçisi. Bölgede soyu tükenmiş endemik bitki ve hayvanları yaşama döndürmekle görevli yüzlerce bekçiden biri. “Bekçilerin her birinin toprağa yakın adı benimki gibi göreviyle belirlenmiştir. Ayıyı arayana Ayı Bekçisi, keçiyi arayana Keçi Bekçisi, ters laleyi arayana Lale Bekçisi dendiği gibi.” Aklınıza ‘Ortalık ayı, keçi, lale kaynıyor, aramak da neyin nesi?’ sorusu düşmüştür belki de. Yanıtıyla birlikte distopyanın alanına gireceğiz. Bugünden çok çok uzak zamanlarda, Dersim bölgesinde, Munzur nehri civarlarınd... | Devamını görmek için bkz. |  |
|