ISBN13 978-605-316-066-3
13x19,5 cm, 112 s.
Liste fiyatı: 16.50 TL
İndirimli fiyatı: 13.20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
John Berger diğer kitapları
Görme Biçimleri, 1978
G., 1984
Ve Yüzlerimiz, Kalbim,
Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
, 1987
O Ana Adanmış, 1988
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı, 1989
Düğüne, 1996
Fotokopiler, 1997
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus, 1997
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, 1999
Kral, 2001
Buluştuğumuz Yer Burası, 2006
A'dan X'e, 2008
Kıymetini Bil Herşeyin, 2009
Bento’nun Eskiz Defteri, 2012
Uçuşan Etekler, 2014
Bir Fotoğrafı Anlamak, 2015
İstanbul'dan Gelen Telefon, 2016
Sanatla Direniş, 2017
Portreler (karton kapak), 2018
Portreler (sert kapak), 2018
Yedinci Adam, 2018
Manzaralar (karton kapak), 2019
Manzaralar (sert kapak), 2019
Top Sende, 2020
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Hoşbeş
Çeviri: Aslı Biçen, Beril Eyüboğlu, Oğuz Tecimen
Kapak Resmi: John Berger
Kapak Tasarımı: Emine Bora, Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Aralık 2016
3. Basım: Ekim 2017

"Gizli bir yetimler ittifakı öneririm. Birbirimize göz kırparız. Hiyerarşiyi reddederiz. Her türlü hiyerarşiyi. Dünyanın pisliğini olduğu gibi kabullenir, buna rağmen nasıl hayatta kaldığımıza dair hikâyeleri paylaşırız. Münasebetsiziz biz, kopuğuz. Evrendeki yıldızların yarısından fazlası hiçbir takımyıldıza ait olmayan yetim yıldızlardır. Takımyıldızların hepsinden daha fazla ışık verirler." — John Berger

Berger’ın ağaçlar, taşlar, çiçekler, belli belirsiz ışıltılar ve biz okurlarla yaptığı bir hoşbeş bu denemeler. Herşeye rağmen dünyaya umutlu gözlerle bakabilmemiz için.

İÇİNDEKİLER
Otoportre
Rosa’ya Armağan
Münasebetsizlik
Düşme Sanatına Dair Bazı Notlar
Ben de Arkadya’dayım
Dikkate Dair
La Lalala Lalala La
Şarkıya Dair Notlar
Bir Ses
Buluşma Yeri
Kayıtsızlığa Karşı Nasıl Direnmeli?

Görsel Kaynakçası
OKUMA PARÇASI

Otoportre, s. 7-11

Yaklaşık seksen yıldır yazıyorum. Önce mektup, sonra şiir ve konuşma, sonra hikâye, makale, kitap, şimdi notlar.

Yazma faaliyeti benim için hayati bir faaliyet oldu hep; bir şeyleri anlamlandırmamı ve devam etmemi sağlıyor. Ancak yazının kendisi daha derin ve genel bir şeyin uzantısı - dille olan ilişkimizin. Bu üç-beş notun konusu da dil.

Bir dilden diğerine çeviri yapma faaliyetini inceleyerek başlayalım. Günümüzde çoğunlukla teknik çeviri yapılıyor, ama ben edebi çeviriden bahsediyorum. Bireysel deneyim gerektiren metinlerin çevirisinden.

Bu faaliyete geleneksel bakış, çevirmen ya da çevirmenlerin sayfa üzerinde bir dildeki kelimeleri inceleyip sonra da bu kelimeleri başka bir dilde başka bir sayfaya yazdığı şeklinde. Bu bakışa göre, çeviri yaparken önce metin kelimesi kelimesine çeviriliyor, sonra ikinci dilin dilbilimsel geleneklerine ve kurallarına riayet edecek şekilde uyarlanıyor ve nihayet özgün metindeki “sesin” ...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Emek Erez, "Berger ile 'Hoşbeş'", Gazete Duvar, 22 Aralık 2016

Hoşbeş ne güzel kelime… İnsanların karşılaşmalarında hâl hatır sormaları anlamına geliyor, hoşbeş etmek ise sohbet ve karşılıklı konuşma demek. Mâlumunuz, oldukça dertli günler geçiriyoruz. İnsan normal zamanda kendisini kederli hissettiği zaman sığındığı şeylerden karşılık alamıyor. Huzuru çağıramıyor ruhuna. Odaklanamıyor başka şeylere. Tüm bunları düşünürken ve uzaklaşmak için bir yol ararken, Berger’in Metis Yayınları tarafından basılan son kitabı “Hoşbeş” çıktı. Adından yakaladı beni, hoşbeşe ihtiyacım olduğunu bilirmiş gibi. Hem de Berger ile muhabbet, sohbet ne yalan söyleyeyim epey iyi geldi.

Boşlukları kaplamak

Berger’in hayatın içindeki denemelerinden oluşmuş kitap. Yazıdan, çeviriden, buluttan, ağaçtan, şarkıdan, şiirden, ölümden, kuştan, medyadan, kapitalizmden, yani yaşamın içerisinde ne varsa ondan Berger’ce bahsediliyor kitapta. Yazar “Otoportre”...

Devamını görmek için bkz.

Semih Gümüş, "Dayanmak için okumak", Radikal Kitap, 27 Ocak 2017

Bir edebiyat metnini, dili ile doğrusal hikâyesi arasında kalıp üçüncü boyutunu görmeden, yani o metnin karanlıkta gizlenen noktalarını aydınlatmaya çalışmadan okumak, okuru dramatik bir körlük içinde bırakır. John Berger bunun bir benzerinden çeviri konusunda, iki dil arasında kurulan geometride üçgenin üçüncü köşesini, yani özgün metin yazılmadan önceki sözcüklerin ardında neyin yattığını görmemek biçiminde söz ediyor.

Hoşbeş’te, “Konuşulan bir dil bir beden, canlı bir yaratıktır,” diyor John Berger, “Fizyonomisi sözel, iç organlarının işlevleri dilbilimseldir. Bu yaratığın yuvası, söze dökülmüş şeyler kadar söze dökülmemiş şeylerdir de.”

Demek yazdığımız ve okuduğumuz dil, canlı bir organizma olmaktan da çıkıp uçları açık bir dünya oluşturur. Söze dökülmemiş olanlar: orada bir maden var. Bulunması için gizlenmiş, demek herkesi oyuna davet ediyor.

Bunca sözü hep olması g...

Devamını görmek için bkz.

Ali Bulunmaz, "John Berger’la 'Hoşbeş': Sözün müziği ve şarkısı", Kültür Servisi, 3 Ocak 2017

5 Kasım 2016, John Berger’ın doksanıncı yaş günüydü. Pek az yazar, doksan yaşına gelip de sağlıklı bir zihinle üretmeyi sürdürüyor. Berger, titizlendiği ve son derece yalın bir şekilde kurduğu cümlelerle birçok konuda anlaşılır ve net biçimde yazmaya devam ediyor.

Onun incelikli ifadeleri, dünyayı derinlemesine irdelediğini ve üstüne uzun uzun düşündükten sonra kaleme kâğıda sarıldığını gösteriyor. En yeni metinler toplamı Hoşbeş'in hemen başında “Yaklaşık seksen yıldır yazıyorum” deyip durumu şöyle açıklıyor: “Yazmak benim için hayatî bir faaliyet oldu hep; bir şeyleri anlamlandırmamı ve devam etmemi sağlıyor. Ancak yazının kendisi daha derin ve genel bir şeyin uzantısı-dille olan ilişkimizin.”

Berger’ın kâğıda döktüğü her cümle bir tür konuşmaya ve konuşarak görmeye benziyor. Sözün büyüsünden öte anlamına kafa yoran yazarın, Hoşbeş'le g...

Devamını görmek için bkz.

Esra Yalazan, "John Berger’le iyimserlik diyarında 'Hoşbeş'", T24, Ocak 2017

Yeni yılın ilk sabahı, kendime, sözün tılsımıyla ulaşabileceğim insanlara umudun titreşimini, sevilen birini anlık bir kıpırtıyla özlemeye benzer muğlak hayat sevincini iletebilmek arzusuyla uyandığım halde, zihnimde uçuşan yazı parçacıkları yine korkunç bir katliamın acısıyla eriyip yok oldu.

Her daim yaralı bir hayvan misali uluyan bu vahşi coğrafyada, hangi koşullarda, nelere maruz kalarak ve ne tür bedeller ödeyerek hayatta kaldığımız sorularının sıkıştırdığı cenderede, yine onun cümleleriyle iyileşeceğimi biliyordum aslında ama kitabı, notları masanın üstüne bırakıp bir süre öylece durdum.

Sonra gerçekliği epeyce tartışmalı olan o kamusal, yapay alanda olup bitene dair izler aradım herkes gibi. Ölenler kimdi, hikayeleri neydi, neler olmuştu, sözcükleri hiçleştiren resmi açıklamaların, insan hayatına asla değmeyen gaddar yanı neden hep unutuluyordu. Buna benzer b...

Devamını görmek için bkz.

Melike Çınar, "Umuttur, bir mum alevi gibi kırpışan...", İleri Haber, 8 Ocak 2017

Dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri olan “Man Booker Prize”ı G. adlı romanıyla 1972 yılında kazanan ve bir klasik gibi görülen Batının kültürel estetik anlayışını eleştirdiği Görme Biçimleri adlı eserin sahibi; yazar, sanat eleştirmeni ve ressam John Berger, geçtiğimiz hafta 90 yaşında hayata veda etti.

Her bir kitabında bize dünyaya “gören” gözlerle bakmayı öğütledi Berger. İnsanın ister istemez etkilendiği popüler kültürü derinlemesine inceledi. Çoğu kez kulağımıza kar suyu kaçırmayı başardı ve bize sunulanın aslında görmemiz istenilen, yerleşik hale gelmiş olgular olduğunu anlattı. Marksist öğretiyle hayatı yorumlayan Berger yüzyılımızın önemli düşün insanları arasında yerini aldı. Olmasaydı insanlığın düşünsel birikiminde de eksi...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova