Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-695-4
12.5x19.5 cm, 72 s.
Liste fiyatı: 11,00 TL
İndirimli fiyatı: 8,80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Murathan Mungan diğer kitapları
Mahmud ile Yezida, 1980
Osmanlıya dair Hikâyat, 1981
Taziye, 1982
Kum Saati, 1984
Son Istanbul, 1985
Sahtiyan, 1985
Cenk Hikâyeleri, 1986
Kırk Oda, 1987
Lal Masallar, 1989
Eski 45'likler, 1989
Yaz Sinemaları, 1989
Mırıldandıklarım, 1990
Yaz Geçer, 1992
Geyikler Lanetler, 1992
Yaz Geçer - Özel Basım, 1992
Oda, Poster ve Şeylerin Kederi, 1993
Omayra, 1993
Bir Garip Orhan Veli, 1993
Kaf Dağının Önü, 1994
Metal, 1994
Ressamın İkinci Sözleşmesi, 1996
Murathan ' 95, 1996
Li Rojhilatê Dilê Min / Kalbimin Doğusunda, 1996
Başkalarının Gecesi, 1997
Paranın Cinleri, 1997
Başkasının Hayatı, 1997
Dört Kişilik Bahçe, 1997
Mürekkep Balığı, 1997
Dağınık Yatak, 1997
Oyunlar İntiharlar Şarkılar, 1997
Metinler Kitabı, 1998
Üç Aynalı Kırk Oda, 1999
Doğduğum Yüzyıla Veda, 1999
Meskalin, 2000
13+1, 2000
Erkekler İçin Divan, 2001
Çocuklar ve Büyükleri, 2001
Soğuk Büfe, 2001
Yüksek Topuklar, 2002
7 Mühür, 2002
Timsah Sokak Şiirleri, 2003
Yazıhane, 2003
Yabancı Hayvanlar, 2003
Erkeklerin Hikâyeleri, 2004
Eteğimdeki Taşlar, 2004
Çador, 2004
Kadınlığın 21 Hikâyesi, 2004
Bir Kutu Daha, 2004
Beşpeşe, 2004
Elli Parça, 2005
Söz Vermiş Şarkılar, 2006
Büyümenin Türkçe Tarihi, 2007
Kâğıt Taş Kumaş, 2007
Kullanılmış Biletler, 2007
Yedi Kapılı Kırk Oda, 2007
Dağ, 2007
Kadından Kentler, 2008
Hayat Atölyesi, 2009
Eldivenler, hikâyeler, 2009
İkinci Hayvan, 2010
Gelecek, 2010
227 Sayfa, 2010
Stüdyo Kayıtları, 2011
Kibrit Çöpleri, 2011
Şairin Romanı, 2011
Doğu Sarayı, 2012
Aşkın Cep Defteri, 2012
Bir Dersim Hikâyesi, 2012
Tuğla, 2012
Mutfak, 2013
189 Sayfa, 2014
Merhaba Asker, 2014
Kadınlar Arasında, 2014
İskambil Destesi, 2014
Mezopotamya Üçlemesi, 2014
Harita Metod Defteri, 2015
Güne Söylediklerim, 2015
Solak Defterler, 2016
küre, 2016
Aşk İçin Ne Yazdıysam, 2016
Dokuz Anahtarlı Kırk Oda , 2017
Edebiyat Seferleri İçin Vapur Tarifeleri, 2017
Tren Geçti, 2017
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Bazı Yazlar Uzaktan Geçer
Kapak Tasarımı: Sadık Karamustafa
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Şubat 2009
3. Basım: Aralık 2014

Mungan'ın 2003-2008 arasında yazılmış 51 şiirini içeren bir seçki.

"Bu şiirlere bir hayat, bir duygu, bir anlatma medceziri hâkim; bir durgunluk, bir sükût varken –varmışken– öyle bir hayal içine girildiği sanılırken, birdenbire bir kuşatma ve bir çekilme içinde kalıveriyor okur; bazı yazları temsil eden duygusallıklar, insandan teğet geçiyor adeta... Kitap geçmişin ve geleceğin gizemini, hayat denilen, bir türlü tam olarak tanımlanamayan bu muamma ile buluşturan kelime ve mısralara sahip." — Pakize Barışta

İÇİNDEKİLER
I

Eski Hayal
Aheste
Erirse
Perde, rüzgâr
Özenle
Sızım
Bir söz, akşam
Güzel, boş
El radyosu
Kaçan top
Korku Hayalet
Tabela
Görünürlüğün yüzü
Tren Kömürü
Aklın Sineması
En baştan
Gözleriniz de
Bağ
Kamaşma
Bırak yağmur
Nehrin Çatalında
Geçen ay
Sular seller
Perçemli Sokak
Ela
Dulda

II

Sabahın Sütü
Akıl yaprak
Çimenli Tümsek
Perspektif
Bir ikindi
Bilmez mi
Delinince
Şuramda
Süt Çocuk
Köstebeğin Uykusu
Takvim Resmi
Ölü Peçesi
Bakıştıkça
Bilmiyorsun
Tomurcuk
Acıtan gülüş, âmâ kalp
Limon
Delta
Görünmenin Karanlığı
Küpe
Biter
İhmal
Fener dalgınlığı
Kutup
Beyaz buz deniz kara
OKUMA PARÇASI

SIZIM

sızım sızım

aşksızım

geçen gün Figen telefonda bana:

"aşk var mı?" dedi

"yok," dedim

"aşk sana çok yakışıyor," dedi

sesi yalansız, saydam

bu nedenle daha çok işleyen sızı

"keşke olsa," dedim

olacak yerlerim azaldıkça

sızım sızım

telefonu kapattıktan sonra

bütün aşklarımla yalnız kaldım

2 Ağustos 2006

ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Pakize Barışta, "Murathan Mungan’ın son kitabı: Bazı Yazlar Uzaktan Geçer", Taraf Gazetesi, 1 Mart 2009

Sözün özü edebiyatta kelimedir.

Kelime şiirleştiğinde ise daha zengin bir kelama ve meramlara ulaşır.

Adeta kelime olmaktan çıkıp, çağrılı, fısıltılı bir ses olur.

Dönüşür, döngüleşir...

Bu coğrafyada sözden sese evrilerek yepyeni bir biçim alan kelimenin özü ise –işte bu tuhaf ve manalı süreç içinde- şairin sahip olduğu bir tür evrensel duygudur aslında.

Bu coğrafyanın şairi de bir tuhaftır zaten; mirası katlana katlana evrensel düzeyde her daim başkalaşarak zenginleşen, binlerce yılın kadim duygularının ve manalarının mirasçısıdır çünkü.

O kadar ki, bu diyarda ne şiir, ne de şair kolaylıkla tasnif edilemez.

Kelime sırlıdır. Ve erbabının elinde sırrına sır katılır.

“Kelimeler delinince her şey kolaylaşıyor... // Nasıldır bilirsin geriye hep biraz şüphe kalır / dağılıp toplanır / Yaşadıklarınla doku ve hacim kazanan // Birikene yaslanır / Açıklar aydınlatır / sanırken / Yanıltır / Kelimeler delinince / Anlamsızlaşır // Günler böyle geçiyor... // Nasıldır bilirsin hayat / Öğrendim sandıklarınla / Azalır, / Az kalır // Gökyüzü delinince yağmur kolaylaşıyor...”

Murathan Mungan’ın birkaç gün önce yayımlanan Bazı Yazlar Uzaktan Geçer adlı kitabındaki Delinince adlı bu şiir, kelime denilen büyünün manasını önce tarumar edip, sonra zenginleştirilmiş atomlarıyla bize sunuyor yeniden. Ve hayatın aslında çoğalmayıp, anlamlı kelimeler marifetiyle nasıl azalarak çoğaldığını, bilincimizi ve duygularımızı delercesine ortaya koyuyor; adeta haykırıyor.

Bazı Yazlar Uzaktan Geçer, Murathan Mungan’ın 2003-2008 arasında değişik dergilerde yayımlanmış olan şiirlerinden bir seçki. Bu şiirlere bir hayat, bir duygu, bir anlatma med ceziri hâkim; bir durgunluk, bir sükût varken –varmışken– öyle bir hayal içine girildiği sanılırken, birdenbire bir kuşatma ve bir çekilme içinde kalıveriyor okur; bazı yazları temsil eden duygusallıklar, insandan teğet geçiyor adeta: “açıklığına çıktım / kendimin kuzeyine çıktıkça // ışık başka türlü / sessizlik başka türlü / bakıldıkça // tane tane hissedilen / zamanın geçişi // dünyadışı bir yumuşaklıkta // açıklığına çıktım / senin ve kendime benzemenin / kuzey kutbunda”. Kutup adlı bu şiirdeki gizlenmiş zaman, Murathan Mungan’ın açığa çıkarmak için bize ilginç ipuçları sunduğu bir başka zamandır aslında; ki, buna şairin zamanı da diyebiliriz.

Yaz biter, şiir kendi kutbuna çekilir.

Bazı Yazlar Uzaktan Geçer’de gömülü bulunan şairin bu öznel kelamı, Murathan Mungan’ın kendi toprağından gelmiş, hayatı yarmış bir söyleme sahip. “(...) yol dediğin yoklukta / git git azalır / zamanla / tendeki heves / kandaki macera // kimliğini gösterir rüzgar / geçerken / kimse geçmeden buraya / (...)”

Aşk, zaman, kan, sükûnet içinde fırtına, hatta gizli bir ölüm ve doğa... Murathan Mungan’ın rüyasında yaşayan ütopyalar... ve o kadar saf ve o kadar tedirginler ki “Rüya denen süt çocuğu / hafızanın diliyle konuşan / huysuzluk / diş çıkarır giydirdiğimiz / vehimler tedirginlikler / bilmediğimiz bir dil / konuşur gibi ben dediğimizle / tutuklu tılsım engelli imge / besleyip büyüttüğümüz gündelik / rüyaların sütüyle yabancı çocuk // uyandın mı yabancı dil, başka ülke / ben dediğimiz seyreltme”. Şairin şiir dili kendi ritmini, ritmi de kendi sesini yaratmış Süt Çocuk’ta. Bu dil, Bazı Yazlar Uzaktan Geçer’de genişleyerek yerleşmiş durumda.

Murathan Mungan’ın şiiri, aslında sükûta sahip bir söylemin, paradoksal olsa da sesin yokluğuna yerleşmiş bir sükûtun şiiri bana göre; okurunu alıp uzaklara götürecek bir şiir.

Nereye diye sorulmaması gereken bir şiir.

Bazı Yazlar Uzaktan Geçer, geçmişin ve geleceğin gizemini, hayat denilen, bir türlü tam olarak tanımlanamayan bu muamma ile buluşturan kelimeler ve mısralara sahip.

Zaman zaman soğutulmuş olsa da –ki, bu bilinçli bir duruş bence– ışığı oldukça güçlü şiirler bunlar.

Devamını görmek için bkz.

Necmiye Alpay, "Bulutlardan harita", Milliyet Kitap Eki, 11 Mart 2009

Murathan Mungan'ın yeni şiir kitabının adı, Bazı Yazlar Uzaktan Geçer, şairin önceki kitaplarından birini akla getiriyor: 1992 tarihli, "M" soğuk damgalı Yaz Geçer’i. Ve onunla birlikte, Behçet Kemal Çağlar'ı: "Gül açar, bülbül öter, yaz geçer".

Çağrışım yoluyla geriye doğru sıralanan bu üç söz, birbirinin gücünü aritmetik değil, geometrik olarak artırıyor. Tekil bir özne ile, geniş zaman kipinde çekilmiş bir yüklemden oluşan bir cümle yapısı var burada.

Behçet Kemal Çağlar bu türden üç cümleyi art arda dizerek, üçünü aynı sürecin parçaları gibi okuma olanağı yaratmış. Tek cümle gibi okuma olanağı, bu cümleleri bir bağlamla donatmakta, dolgu malzemesi olarak bir süreç fikri eklemektedir. Şiirin ilk eldeki alımlanışı da buna göredir.

Murathan Mungan, Çağlar'ın üç (yan)cümlesinden birini çekip alarak, üçünü ayrı ayrı da okuyabileceğimizi ve o okumada duygu etkisinin geometrik olarak artacağını göstermiş oluyor.

Yüksek gerilimli okuma

Bu artışın nedeni, "Yaz geçer" cümlesinin bir başına alınması yoluyla, üç yancümleli yapıdaki bağlamın ortadan kaldırılmış olmasıdır. Bağlamın yok olması, okuru dilsel açıdan çok tanıdık olan bu kısacık cümle karşısında bir boşluk duygusuna itmekte, dolayısıyla bir bağlam arayışına girerek sanatsal yaratıma katılmaya zorlamaktadır, hem de güçlü bir biçimde.

Bize böylesine tanıdık gelen hiçbir sözü havada bırakamayız çünkü; bizi kendine çeker o söz, zihnimizdeki bir ya da birkaç düğmeye birden basar, birkaç mekanizmayı birden harekete geçirir. "Yaz geçer"de bu özellik, Cesar Pavese'nin ünlü şiiri "Çalışmak yorar"dakinden bile fazladır belki.

Mungan böylelikle Çağlar'ın dizesine ait ikinci ve çok daha yüksek gerilimli bir okuma olanağını açığa çıkarırken, bir sanatçı olarak taşıdığı genel özelliklerden birini de ortaya koymuş oluyor: Kültürün sahiplerindendir Mungan; değerli olanı kayda geçirmek, ağırlıklandırmak, yeni yaratımlar için ortam sağlamak anlamında.

Derlediği kitapların ve daha pek çok işaretin yanı sıra yeni kitabında da klasik şarkılara ve bazı edebiyat yapıtlarına göndermelerini sürdürmesi bu eğilimle açıklanabilir sanıyorum.

Bazı Yazlar Uzaktan Geçer, geçmek fiili üzerine kurulu şiirlerden oluşuyor. Daha çok da zamanın, dolayısıyla ömrün geçişi ve bu geçişin getirdikleri üzerine kurulu. Yoğun bir aşk ve hayat felsefesi barındırarak.

Kitabın adından itibaren, 'geçmek' fiilinin birbirine eşit güçteki iki anlamı birden devreye giriyor ve böylece imge dallandırılıyor. 'Yaz' hem bir mevsimin adıdır burada, hem de yakından ya da uzaktan, birinin geçmesi gibi geçebilen, neredeyse bir gövde sahibi ya da gölge olan bir varlıktır.

Üçüncü bir okuma olanağı da, gizli özneli olanı elbette: '[O,] bazı yazlar, uzaktan geçer'. Şiirler her üç okuma olanağını da fazlasıyla desteklemektedir.

Yüksek dizesellik

Murathan Mungan'ın poetikası da Selim İleri'nin poetikası gibi, popüler olan ile daha zorlu edebiyatların bir arada yer alabildiği bir bütün oluşturuyor: Yer yer, okuru hemen yakalayan (bu anlamda 'popüler' denebilecek) bir lirizmin kollarındayız bu şiirlerde. Yer yer de, imgesel olmakla birlikte, anlatısal, hatta öykülemeye yönelen ve lirizme ince ince meydan okuyan metinlerle yüz yüzeyiz. Bu ikisinin farklı bileşimleriyle de karşılaşabiliyoruz.

Yaz Geçer kitabı gibi, Bazı Yazlar Uzaktan Geçer’de de çok belirgin bir çeşitlilik bu. Mungan'ın bir önceki şiir kitabı Dağ ise, daha türdeş bir biçimde, sonuncu özelliği taşıyordu.

Lirizmin yükseldiği yerlerde, dizesellik de yüksek. Dizesellikten kastım, şiirin, bir başına taşınabilecek, bir başına yaşarlık kazanabilecek güçteki dizeler içermesi:

"ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini"
(Yaz Geçer’deki "Yaz Bitti" adlı şiirden)

Ama belki daha da yüksek bir zirveyi, dizesellik ile anlatısallığın birleştiği noktalarda görüyoruz:

"bir anda koltukla kapı arasına sığar

zamanlar"
(Bazı Yazlar Uzaktan Geçer’de, "Perde, rüzgâr" adlı şiirden)

Zamanlardır, geçmektedir, "geçer gidersin" ("Takvim Resmi" adlı şiir), "geçip gidiyorsun" ("Bilmiyorsun" adlı şiir), "geçip giden" ("Delta" adlı şiir).

Devamını görmek için bkz.

Halim Şafak, “Siyah hafıza”, Bireylikler Dergisi, Mayıs-Haziran 2009

Murathan Mungan’ın yazdığı şiir doğu’yla batı arasında kalma konusunda hep dikkatli olmuştur. Bu Murathan Mungan’ın şiirinin olumlanması gereken özelliklerinin başında gelir.

Doğu’yla kurduğu ilişki şiirine mistik öğeler dahil ederken batı o mistikliğin içinde hayatın kendisi olmuştur. Murathan Mungan’ın doğululuğu bir bakıma geçmişi anlamına geldiği için söz konusu mistisizm anlaşılır bulunabilir. Şiir mistisizmi doğu kadar geçmiş diyebileceğimiz hayal kırıklıklarından ama daha çok aşktan alır!

Sonuçta uzak olduğumuz, uzağında kaldığımız dünya kendini bizde ancak ruhsallıkla var edebilir. Bir bakıma ruhsallık geçmişi bugünde tutmanın yoludur. Geçmiş büyük ölçüde Murathan Mungan’ın çocukluğu olduğu için bugünle o ruhsallık üstünden ilişki kurulabilir. Dünya kadar aşkın kendisi insanın dönüşümüne bağlı olarak ruhsallığın hayatla bağlarını sıkılaştırır.

Buysa baştan beri Murathan Mungan’ın yazdıklarına masalsı özellikler kazandırır. Buradaki geçmiş kesinlikle arkaizm değildir. Tersine arkaizmi defetmenin yollarından biridir. Üstelik Murathan Mungan bugünle çocukluğunu çoktan yazdıklarında aynı bütünün birbirini itmeyen, tersine birbirine arzuyla yaklaşan parçaları haline getirmiştir. Murathan Mungan’ın yazdığı şiir bu özellikleriyle bugünde kendini belirginleştiren Sünni şiire oldukça mesafelidir.Kaldı ki ezici çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bu şiirin Murathan Mungan’ın yazdıklarıyla kurulmuş bir ilişkisi zaten yoktur. En azından kendilerini besleyen kaynaklar içinde Murathan Mungan ve şiiri yoktur. Murathan Mungan’ın şiirini doğuyu eksen alan şiirden ayrı değerlendirmenin açıklaması da budur.

Murathan Mungan, bundan yıllar önce Yaz Geçer (1992) demekle eksik bıraktığını yeni kitabıyla tamamlamaktadır: Bazı Yazlar Uzaktan Geçer.

Kitap daha başlangıçta adıyla bizi geçmişe göndermektedir.”Yaz geçer”! bunu geçmiş kadar bugüne dönük bir değerlendirme hatta yeni bir anlamlandırma olarak kabul etmek gerekir. Orda da kalmayıp bugüne dönük bir tecrübe olarak da anlayabiliriz. Bazı Yazlar Uzaktan Geçer de kendine yer bulan dingin, ihtiyaç kabul ettiği her anlamdaki olgunlaşmayı büyük ölçüde tamamlamış bir şairin mat şiirleridir.

Bazı Yazlar Uzaktan Geçer mevsim olarak yazla insan arasındaki ilişkiyi ve yine ikisi arasındaki mesafeyi göstermektedir. Ne var ki uzaktan da geçse yaz hala yerine güzün konmasına şiddetle karşıdır. Bir bakıma Murathan Mungan’ın şiirinin yazla sürmekte olan bir didişmesi vardır. Görünen o ki didişme yerini güzle sorunlu bir ilişkiye kolay kolay bırakmayacaktır. Bundan dolayı “Eski bir yazın bahçesinden/ömrüme düşen/ Nerval’in limonunda/ senin dişlerinin izi var”dır.

“Ne kadar gençtik!/ Hiç olmamış gibi bütün hatırladıklarımız” bunu şiirden çok Murathan Mungan’ın gençliği olarak kabul etmenin bir sakıncası yoktur. Böylesi bir gençlikse geçmişi hiç olmamış gibi hatırlamakta zorluk çekmeyecektir. Bir bakıma Murathan Mungan eski bir yazın bahçesinde unuttuklarını ya da bıraktıklarını eski bir bahçeden uzak geçen yazların bahçesine getirmektedir.

Bu geçmişi hatırlamak ve özlemek anlamına gelmekten çok bugünde oluşturulanla ilgilidir. Kitap yine kitabın adından başlayarak ince bir eleştiriyi de bünyesinde bulundurmaktadır.Bu ihtimalen şairin kendini de içine alan bir inceliktir.

Bugün dediğimiz şey insanın bir türlü varamadığı geçmişe çok bakmanın eşiğine geldiği yaşlarla ilgilidir. Burada ilk bulacak olduğumuzsa tabii aşktır. Murathan Mungan’a göreyse aşk en başta kendini hatırlamaktır. Bu yüzden Murathan Mungan kendi demesiyle bütün aşklarıyla yalnız kalmak zorunda kalan bir insandır. Aslına bakılırsa insan öncesinde sonrasında bir gün aşklarıyla yalnız kalır. İşte tam da bu geçip giden yazdır. Yaz aşkları gibi geçip giden bir mevsimdir. Bir gazozluk aşklar tabiri de ihtimal yaz aşkları için söylenmiştir.

Burada aşkların çoğu gelip geçicidir, unutulmaya eğilimlidir. Böyle olmasına rağmen gün geçtikçe insan unutmaktan çok hatırlar. Murathan Mungan yazın burasına büyük bir parantez açmaktadır. Çünkü insan kalbin unuttuğu bir mevsime çalışmaktadır. Biz öğrenene kadar geçip giden hayat böyledir.

Murathan Mungan bu kitabında olgunlukla yaşlılık arasında bir yerden konuşmaya başlamıştır. Buradaki yaşlılık ister istemez geçmişi özlediği kadar hesaplaşır. Ne var ki aynı hesaplaşma insanın geçmişe dönük ilgisini daha da önemlisi sevgisini ortadan kaldırmaya yetmez.

Gençliğin mevsimi olan yaz çoktan güzle yer değiştirmiştir. Murathan Mungan’ın yazdıklarında tek telaffuz etmediği de budur. Güz yerine ‘bazı yazlar uzaktan geçer’ burada daha derinlikli durur.Geçmişi tekrardan anlamlandırırken çocukluktan bu yana iz bırakan bütün olgu ve durumlar, en önemlisi aşk yeniden tanımlanacaktır.

İnsan bedeninden önce ruhunu yeni dünyaya hazırlar. Böylelikle dönüşüm dediğimiz şey başka ve yeni şeyler yaşamanın imkanı olur. Murathan Mungan bu bağlamda geldiği noktanın altını kalınca çizmektedir: “kimse yaşlı bir erkek gibi sevemez.”

Buradaki tavrı yeterince sahici bulduğumu özellikle belirtmeliyim. Murathan Mungan yaşlı bir erkek olduğunu baştan telaffuz ederek okurun kapısında beklediği dünyanın ipuçlarını vermektedir. Geriye okurun bu kapıdan içeri girmesi kalmıştır. Bu noktada Bazı Yazlar Uzaktan Geçer okurun kendini ev sahibi olarak kabul edip baş köşeye kurulacağı evin bahçesidir.

Yaşlılık ve aşk arasındaki ilişkinin sonuçlarıyla Murathan Mungan’ın bundan sonra yazacaklarında da karşılaşacağız... Bazı Yazlar Uzaktan Geçer Murathan Mungan’ın ‘siyah hafıza’sının verimi olarak bahçeye aldığı okurun zihninde ve hayatında bir siyahlık olarak çoktan kalmıştır.

Devamını görmek için bkz.

Zeynep Oral, “Bugün Pazar...”, Cumhuriyet Gazetesi, 29 Mart 2009

Bugün Pazar... Bugün Seçim var... Bugün seçim yasakları var...

Çaresiz, yasaklara uyalım, daldan dala atlayalım...

Bugün Pazar... Daldan dala atlarken, bir dala daha uzanıverdim ve elime Murathan Mungan’ın yeni şiir kitabı Bazı Yazlar Uzaktan Geçer kitabı geldi. Kapak tasarımını da çok sevdim. Sadık Karamustafa’nın... Daha önce yayınlanmış Yaz Geçer zaten başucumda durur, ona her daim uzanırım. Hani, “Ben sende bütün aşklarımı temize çektim” dediği “Yalnız bir opera” şiiri de o kitaptadır.

Yaza şurada ne kaldı. Daha uzaktan geçene uzanmayıp da ne edeceğim. Damıta damıta, sindire sindire, kah gülümseyerek kah hüzünle bir kez daha sonsuz tat alarak okudum.

İşte sizlere de tadımlık bir örnek: “Bir söz, Akşam” başlıklı şiir:

“Gençlik icabı sever kimileri / film icabı sever/ iniyor akşam gibi üstüme/ Sokrates’in bir sözü: / Kimse yaşlı bir erkek gibi sevemez./ Gençken anlayamadıkların / akşamın başlangıcı.”

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.